Ebeveynlerinin acısını paylaşan çocuklar bunu bilinçsizce, farkında olmadan yaparlar. Ebeveynlerini kurtarmak gibi körü körüne bir hayalleri vardır. İçgüdüsel olarak sadık olan çocuklar genellikle ebeveynlerinin acılarını tekrar ederler ve yaşadıkları talihsizlikleri yeniden yaşarlar. Hellinger’ın sadakat bağı olarak adlandırdığı bu bağ sonraki bir kaç nesle taşınabilir ve aile mirasını mutsuzluk bağına çevirebilir.
Şunu yeniden belirtmek çok önemli: Bizim tarafımızdan sergilenen davranışların hepsi, aslında bizden kaynaklanmamaktadır. Bunlar bizden önceki aile bireylerine ait olabilmektedir. Bu duyguları onlar için taşıyor ve onlarla paylaşıyor olabiliriz. Biz bunlara “özdeşim duyguları” diyoruz.
Aile sisteminizden bir kişiyle özdeşim kurduysanız, muhtemelen bunun farkında olmazsınız. Özdeşimler bilinçsizce yapılır ve bu nedenle de kendi kendinize bu bağlantıyı yapabilmeniz mümkün değildir.
Sonuç olarak acı ve korku dolu olaylar, güzel olaylara göre uzun süreli hafızamıza daha kolay alınabilmektedir.
Bilim insanları bu mekanizmaya, “olumsuzluk önyargısı” demiştir ve bu terim, durumu mükemmel şekilde ifade etmektedir.