Annelik, babalık çocuğu mutlu etmek değil; çocuğu hayata hazırlamaktır. Anne baba hayatta çocuğa nerede duracağını, nasıl davranacağını öğretmezse o çocuk benmerkezci yani paylaşmayı bilmeyen bir çocuk olur.
Aradan yirmi yıl geçtikten sonra birini gerçekten hatırlayabilir miyiz? Şimdi ansızın çakan bir şimşekten, hayal meyal bir yüzün kaçınılmaz şekilde olgunlaşmış hatlarından yola çıkarak mı hatırlıyoruz? Akşamüstünü bunun üzerine düşünerek, bunu saptamaya çalışarak geçirdim.
Bence karşılaşmamaları çok güzel. Bugüne kadar yalın biçimde birbirinden epey farklı hayatlarına devam etmeleri, hayatlarının birbirine ufak ufak yakınlaşması: birleşmeyen iki paralel çizgi. Ama bu romanı başka birisi daha yazmalı. Okumayı çok isterdim. Çünkü benim yazmayı istediğim romanda karşılaşıyorlar. Karşılaşmaları benim için gerekli.