Deliren kadınların hikâyesi onları delirten dünyanın hikâyesi...
Puan vermedi·176 syf.··
2026 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:52
Kitabın dili masalsı olduğu kadar sertti. Hikayeler metaforlarla örülü. Ev, beden, saç, gece, çocukluk, anne, geçmiş gibi imgeler sürekli karanlık bir yerden konuşuyor. Özellikle kadınların geçmişten taşıdığı yükler çok belirgin. Sanki delilik sadece tek bir kadının başına gelen bir şey değil; annelerden kızlara, büyükannelerden torunlara geçen bir acı mirası gibi ilerliyor. Okurken insanı rahatsız ediyor; çünkü anlatılan delilik uzak bir şey değil, kadınların hayatına sinmiş şiddetin, yalnızlığın ve suskunluğun sonucu gibi hissediliyor. Bu hikayelerde kadının bedeni çoğu zaman kendisine ait bir yurt olmaktan çıkar, başkalarının hüküm sürdüğü bir alana dönüşür. Ev güvenli bir mekan gibi görünürken boğucu bir kapatılma yerine evrilir. Aile, koruyucu bir bağ olmaktan çok geçmişten gelen suskunlukların ve bastırılmış acıların taşıyıcısı hâline gelir.
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
Herkesten çok güldü, belli ki acı çekiyor.
8/10
·1808 syf.··
2026 10. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:16
593 farklı karakter, 5 aristokrat aile ve 20 başrol…Rus klasikleri denince akla gelen Savaş ve Barış’ı iki ayda bitirmenin haklı gururunu yaşıyor, kendimi tebrik ediyorum. Savaş ve Barış, sadece bir tarih kitabı değil Rus- Fransız savaşı dışında o dönem Rus aristokrasisindeki kişilerin hayatını da anlatan kült bir eser. Beni etkileyen en iyi karakter Andrey Bolkonsky oldu. Eşinden ve çocuğundan uzakta vatana adanmış bir hayat, eşinin kaybı, sonrasında Nataşa ile nişanlanıp onun tarafından aldatılması ve savaşta aldığı yâra neticesinde hayata veda etmesi… Gayri meşru çocuk olan Piyer’in ise zenginliğine rağmen alçak gönüllü oluşu, toplum tarafından çok fazla itibar görmemesi ve tamamen farklı karakterlerde olan Elen ile evliliği… (Fakat sonrasınds Nataşa ile mutlu bir evlilik gerçekleştirecek) yine aklımda kalan iyi karakterlerden oldu. Kısacası her bir insanın hayatına bir pencereden tanıklık ediyorsunuz. Kitabı okurken beni zorlayan şeyler ise çok kalabalık bir şahıs kadrosunun yanısıra bir kişinin birden fazla isimle anılması ve yer yer çok gereksiz detaylara girilmesiydi. Lev Tolstoy Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) ❦✰ESRArengiz✰❦
1000Kitap
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma
Reklam
Big-bang
Puan vermedi·167 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Kitap içeriği ve adının uyumlu olduğu ender kitaplardan. Beatrice, bir böcek bilimci profesörünün kızıdır. Profesör Mısır'a bir seminer için gitmiştir. Orada ilgi olanı bok böceklerini anlatmak için bir seminer verecektir. Seminerden önce başka bir anlatıcının bokböceği baklalarından bahsetmesi onun dikkatini çeker. Bokböceği baklaları, Mısır'da kullanılan cinsel gücü arttırmak ve erkek cinsiyetli bir dölüt oluşmak için kullanılan uyarıcı bir madde. Seminerden sonra Kahire sokaklarında dolaşırken birinin ona yaklaşıp bok böceği baklası ister misin diye sorması üzerine bu baklalardan alıp oteline geri döner. Otel odasına onunla konuşmak için gelen genç gazeteci olan Clarence ile tanışır. Clarence ile sohbet tadında bir röportaj yaparlar. Clarence ile sohbeti ilerletip ve sonunda beraber yaşamaya karar verirler. Clarence de bir haber için gittiği Mısır'da bokböceği baklalarını keşfeder. Doğudaki soyun erkek çocuktan ilerleme anlayışından dolayı bokböceği baklalarının çılgın bir şekilde kullanıldığını görür. Yapılan son nüfus sayımında, yeni doğan erkek sayısının yeni doğan kız sayısına oranın ciddi bir şekilde fazla olduğunu tespit etmesi üzerine konu hakkında derin bir araştırmaya girişir. Daha fazla spoiler vermeden burada bitireyim... Bir çocuğun doğumu özellikle ilk çocuğun doğumu bir aile için milattır. Bütün düzen yıkılır yerine yeni bir düzen kurulur. Düzeni yıkan ise 3-5 kiloluk ağlamaktan başka bir şey bilmeyen bir et yığınıdır. Evin ortasına düşer ve atom bombası etkisi yapar. Büyük bir yıkım gerçekleşir. Her taraf toz duman olur. Tam bir big-bang ve yaratılış hikayesi. Herkes onun etrafında döner. O, ise çığlıklarıyla etrafındaki toz yığınlarını bir hava bükücü misali dağıtmaya başlar. Salgıladığı kokuyla herkesi kendisine bağımlı bir köle yapar. Bu huysuz
Edebiyat
Beatrice'ten Sonra Birinci YüzyılAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,058 okunma
Puan vermedi·387 syf.··
2026 4099. kitabı
Debbie Macomber’ın kalemiyle ilk kez tanışmıyorum ama Kıyıya Vuran Düşler beni diğer kitaplarından biraz daha fazla etkiledi diyebilirim. Çünkü bu kez sadece bir aşk hikâyesi okumadım; kayıpların, pişmanlıkların, affetmenin ve yeniden başlayabilmenin hikâyesini okudum. Kitabın merkezinde Annie var. Yaşadığı büyük kaybın ardından hayata tutunmaya çalışan bir kadın. Ailesini kaybetmenin acısı zaten başlı başına yıkıcıyken, Annie’nin hayatta kaldığı için hissettiği suçluluk duygusu hikâyeye çok daha derin bir boyut katıyor. Onun kendini sürekli geçmişte yaşananlarla yüzleşirken bulması, bazen bir adım ileri giderken iki adım geri düşmesi bana oldukça gerçekçi geldi. En sevdiğim noktalardan biri de buydu. Çünkü yazar, iyileşmeyi sihirli bir değnek değmiş gibi anlatmıyor. Acılar bir anda yok olmuyor; zamanla, sabırla ve insanın kendine verdiği izinle hafifliyor. Oceanside kasabasının atmosferini de çok sevdim. Deniz kenarındaki sakin yaşam, birbirini tanıyan insanlar ve küçük kasaba sıcaklığı hikâyeye huzurlu bir hava katmış. Annie’nin burada kendine yeni bir yaşam kurmaya çalışmasını okurken ben de onunla birlikte nefes aldım sanki. Bazen insanın yaralarını iyileştiren şeyin yalnızca zaman değil, bulunduğu ortam ve karşılaştığı insanlar olduğunu bu kitap çok güzel anlatıyor. Keaton karakteri ise kitabın en sevdiğim karakterlerinden biri oldu. Çocukluğunda sevgiden çok şiddet görmüş, hayat boyunca duvarlarını yüksek tutmuş bir adam. Buna rağmen içindeki merhameti ve iyiliği koruyabilmiş olması çok etkileyiciydi. Annie’ye yaklaşımı, onu anlamaya çalışması ve hiçbir şeyi zorlamadan yanında olması oldukça samimi hissettirdi. Günümüzde romantik erkek karakterlerin çoğu fazlasıyla kusursuz ya da aşırı iddialı yazılırken, Keaton’un sessiz ve sakin sevgisi bana çok daha gerçek
Kıyıya Vuran DüşlerDebbie Macomber · Epsilon Yayınevi · 2025109 okunma
6/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Herkese selam. Bugün Hamnet hakkında yazacağım. Bu kitap hakkında söyleyeceğim ilk şey anlaşılmasının biraz zor olduğu. Her şey hakkında dolu detay olduğu için kendimi bazen aynı cümleyi birkaç kere tekrar ederken buldum. Öyle küçük detaylardan bahsetmiyorum. Hikayeyle hiç alakası olmayan kişiler, yerler veya olaylar hakkındaki detaylar okuma zevkini azalttı benim için. Kitabını okumadan önce filmini izlemiştim, o yüzden anlaması o kadar zor olmadı benim için. Filmde her olay kronolojik giderken kitapta bölüm bölüm bir geçmişe bir geleceğe gidiyorduk. Bu güzeldi. Kitapta herkes hakkında söylenen her şeyin ne kadar doğru olduğunu bilmek isterdim. Gerçekten neler olduğunu bilmek isterdim. Neredeyse beş yüz yıl önce yaşamış insanlar için ağlayıp üzülmek beni nedense biraz tuhaf hissettiriyor. Bunu düşünmek yani. Her zaman ve her yerde insan olacağımızı. Aslında söyleyeceklerimin devamı spoiler mı sayılır bilmiyorum. Çünkü zaten olmuş, bitmiş gerçek hayatlar bunlar. Genel kültürü biraz olan bir insan bilir zaten. Sinema salonunda babanın Shakespeare olduğunu bilmeyenler vardı, șoke olmuşlardı. Tepkilerini görmek çok hoşuma gitti mckaowkgosjfkakwkg onların anlayabilmesi için filmde birkaç ipucu vardı ama kitapta hiç yoktu. Shakespeare'in adı bir kez olsun geçmiyor. Bunun nedenini çok düşünmüştüm, bir kerecik olsun kendisi dışındaki aile üyeleri parlasın, onu bir tiyatro dehası yerine acı çeken oğlunu kaybetmiş bir baba olarak görelim diye olduğunu düşünüyorum. Bir de, kitaptaki Agnes'ı daha çok sevdim, ama beni hüngür hüngür filmdeki ağlattı. Umarım Hamnet'ın, oğlunun ismi yüzyıllardır aşınmadığı için rahat uyuyorsundur. Bana bu kitabı ödünç veren edebiyat öğretmenime buradan çok teşekkür ederim. Bir sonraki incelemeye görüşürüz! Hamnet Maggie O'Farrell
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,4bin okunma
9/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Okunmaya değer bir kitaptı bence. Kitap üç farklı hikayeden oluşuyor. Ben üçünü de beğendim ama favorim üçüncü hikaye. İnsanalrın güzellik takıntısını, oğullarıyla göbek bağını koparamayan anneleri gayet iyi anlatıyor.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
Reklam
Reklam