10/10
·120 syf.··
2026 33. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:21
Yazar kesinlikle sıkıcılıktan uzak ve samimi bir dille karısının artık olmadığını, onsuz ne yapacağını bilmediğini ve onsuz yaşama çabasını anlatmış. Yer yer duygulandıran yer yer buruk bir tebessüm ettiren bir kitap olmuş.
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma
UĞURUM....
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:11
Bu kitabın çıkacağı haberini aldığım ilk andan itibaren içimde tarif edemediğim bir heyecan oluştu. Henüz sayfalarını açmadan onun bana bir uğur getireceğine inandım ve “Belki de bu kitap beni kendi arafımdan çıkaracak.” diyerek okumaya başladım. Ben kitapları yalnızca okumayı değil, yaşamayı seven bir okuyucuyum. Karakterlerin yerine kendimi koyar, onların acılarını, sevinçlerini, çaresizliklerini ve seçimlerini kendi iç dünyamda hissederim. Bu romanda da tam olarak bunu yaşadım. Zaman zaman duyguların ağırlığıyla gözlerim doldu, bazen durup uzun uzun düşündüm. Çünkü kitap, beni sadece karakterlerin dünyasına değil, kendi iç dünyamın derinliklerine de götürdü. Yazarın kalemi son derece sade, anlaşılır ve akıcıydı. Güçlü betimlemeleri, olaylar arasındaki bağlantıları ve insan ruhunu çözümleyen anlatımı sayesinde kendimi hikâyenin içinde buldum. Bir insanın bedeninin bir yere ait olup ruhunun bambaşka bir yerde yaşaması ne kadar büyük bir yalnızlık ve çaresizliktir… Bu duygu, kitabın sayfaları boyunca beni derinden etkiledi. Roman boyunca şu sorular zihnimde yankılandı: İnsan kaderini yaşadığı coğrafya mı belirler, büyüdüğü aile mi, yoksa karşılaştığı hayat şartları mı? Bir babanın sevgisini ifade edememesi, bir evladın bu eksiklikle büyümesi, insanın kendi benliğini bulmaya çalışırken bir cenderenin içinde kalması çok etkileyici bir şekilde işlenmişti. Aşkın sadece sözlerle değil, bazen bir şarkının satırlarında anlatılması ise bana doksanlı yılların o derin duygusunu hatırlattı. Sevmek mi daha değerliydi, sevilmek mi? Bir kalbe iki sevda sığabilir miydi? Hangisi gerçek sevgi, hangisi tutkuydu? Kitap, bu soruların kesin cevaplarını vermek yerine insanı düşünmeye davet ediyordu. Ve benim için kitabın en unutulmaz noktası Hakan Günday alıntıları olan “Az”
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202621 okunma
Reklam
Hayatta kalmaya çalışanlar..
Puan vermedi·224 syf.··
2026 31. kitabı
Nereden başlasam bilemediğim Hayatta Kalanlar, Benjamin, Nils ve Pierre kardeşlerin hazin hikayesini en yalın ama içinize işleyecek şekilde anlatmaktadır. Alex Schulman diğer kitaplarında olduğu gibi çocukluk travmalarını merkeze alıp, yarattığı karekterleri kusursuz bir anlatım ile biz okurlara sunmaktadır. Kitabın bölümleri şimdiki zaman ve geçmiş zaman arasında gidip gelmesine rağmen keyifli bir okuma yolculuğu oldu benim için. Kalabalık bir aile ama yalnızlık içinde gezen bedenler…kitabın sonunda ise size şok yaratan göğsünüze oturan bir acı. Ve keder insanın dilini bağlıyor diyerek konuşamadıklarımızın, söyleyemediklerimizin, anlatamadıklarımızın yarattığı koca bir boşluk…
Hayatta KalanlarAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20252,141 okunma
Filmlerden Daha Güzel -Lynn Painter
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:42
"Hayatının geri kalanını biriyle geçirmek istediğini anladığında, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istersin." Liz Buxbaum, çocukluğundan beri aşka ve romantik olaylara inanan biridir. Sürekli romantik komedileri izlemeyi seven,şarkı söylemeyi seven ve o filmlerdeki gibi bir aşk yaşayacağına inanan biriydi Liz. Bir gün lisede olduğu zaman çocukluk aşkı Michael Young okula geri dönüyor ve Liz onu hala sevdiği için onunla flörtleşmeye çalışıyor. Ama Michael Liz'i eskiden bıraktığı tatlı kız olarak gördüğü için Liz'i ciddiye almıyor. Liz ise Michael'in onu görmesi için çocukluğundan beri zıtlaştığı kişi olan Wesley Bennet ile 1 haftalık anlaşmalı sevgililik rolü yapmaya başlarlar. Kitabı keyifle okudum sadece bazı yerleri yavaş ilerleyen bir kitaptı. Özellikle Wes karakterini çok sevdim. Sürekli Liz için bir şeyler yapması ve onun için küçük detayları hatırlaması çok güzeldi. Aşk anlamında birbirlerini yavaş yavaş fark etmeleri çok iyiydi. Wes ve Liz'in çoğu sahnesini okurken çok güldüm. Wes'in Liz için sevmediği halde alışverişe gitmesi ve ona yakışan rengi bilmesi çok güzeldi. Etrafımızda olan insanların aslında nasıl birileri olduğunu tanıdıkça ve vakit geçirdikce anlayabiliyoruz.Kitapta arkadaşlık ve aile ilişkileri ile ilgili de güzel detaylar verilmişti.Sadece kitabın sonu beni tatmin etmedi. Bu kitabın ikinci kitabını da Ağustos ayında okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
1000Kitap
Filmlerden Daha GüzelLynn Painter · Artemis Yayınları · 20251,940 okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 16:01
Annemin Uyurgezer Geceleri, aile ilişkilerine, geçmişin izlerine ve insanın iç dünyasına dokunan etkileyici bir kitaptı. Ayfer Tunç, sade ama güçlü anlatımıyla karakterlerin duygularını ve yaşadıkları kırgınlıkları okuyucuya samimi bir şekilde hissettiriyor. Kitabı okurken bazen hüzünlendim, bazen de insanın en yakınlarıyla olan bağlarını ve onları ne kadar tanıyabildiğini düşündüm. Akıcı dili sayesinde kolayca okunuyor; ancak bitirdiğinizde zihninizde uzun süre yer etmeye devam ediyor. Özellikle insan psikolojisini, aile dinamiklerini ve duygu yüklü hikâyeleri sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Bence insanı hem düşündüren hem de kalbine dokunan, okunmaya değer eserlerden biri.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:29
"Azizim, benim bildiğim, kadının bağırıp çağıranından, düşüp bayılanından korkulmaz. Evde emniyet musluğu gibidir! Ufak bir şeyden işkillense ağzı açılır, kazan patlamadan toplanırsın. Kadının korkulusu ağzı açılmayandır!" (Sayfa: 201) Mendil Altında isimli kitap 25 kısa öyküden oluşuyor. Esendal, kendine has üslubu ile neredeyse konuşma dili gibi akıcı bir anlatım yapmış; abartıdan uzak, gözlemci bir bakış ve sıradan insanların günlük hayatlarından kesitler sunmuş. Yazar Ankara’nın, taşranın ve bürokrasinin küçük memurlarını, ailelerini, esnaflarını, emeklilerini ve gündelik dertlerini çok samimi ve ironik bir dille anlatıyor. Hikâyelerde büyük olaylar, dramatik çatışmalar pek yok; bunun yerine durum öyküsü diyebileceğimiz, Çehovvari kesitler hâkim. Bir memurun öğle tatilinde uyumaya çalışırken kurduğu hayaller, , aile içi ilişkiler, toplumsal değişim çabaları, basmakalıp fikirler ve kentleşme gibi konular işlenmiş. Esendal yargılamadan, alay etmeden ama ince bir mizahla insan zayıflıklarını, hayallerini, 'mış gibi' yapmalarını ve küçük mutluluklarını gösteriyor. Bu yüzden okurken hem gülüyor hem de, "tam da öyle" diye iç geçiriyorsunuz. Modern Türk öyküsünün 'durum öykücülüğü' geleneğini en güzel yansıtan kitaplardan biri diyebilirim. İyi okumalar.
Mendil AltındaMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2012846 okunma
Reklam
Reklam