Çin'in Uygurları dini ve milli açıdan asimile etmede kullandığı bir diğer yön tem, Müslüman ailelerin evlerinin içine Çinlileri bizzat yerleştirmek. Kâğıt üzerinde okunduğunda “saçma" ve "imkânsız" göründüğünün farkındayım Ancak maalesef, bu konu reddedilmesi çok güç deliller, şahitlikler ve tecrübe lerle sabit: Resmi adıyla "Aile Olmak" programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nın sonunda yürürlüğe kondu. "Şincan bölgesinde etnik birliği teşvik etmek üzere Uyguların evlerine Han Çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve Komünist Parti yetkilileri yerleştiriliyor, bu kişiler Uygur ailelere sözde "ağabeylik" ve "ablalık" yapıyor. Programın başlatıldığı tarihten günümüze, Doğu Türkis-tan'daki Uygurların evlerine toplamda en az bir milyon kişinin bu şekilde "mi-safir" olduğu tahmin ediliyor. Evin küçük çocuklarına "akraba" şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini Uygurlarla geçiriyor. *** "Aile Olmak" programına ilaveten, özellikle 2016 ve sonrasında, Ramazan ayı yaklaşırken Müslüman mahallelerine sadece Ramazan için yerleştirilen Çin-li görevlilerden bahsediliyor. Onların da görevi sahura kalkanları, "geceleyin" ışığını yakanları veya rutin yemek vakitleri dışında mutfağından çatal bıçak sesi gelenleri devlete rapor etmek. Artık bu tedbirlere gerek duymuyor Çin yönetimi. Zira oruç tutmama alışkanlığı, Uygurlar arasında ciddi biçimde yerleşmeye başlamış.
Aile Olmak" programı
Çin'in Uygurları dini ve milli açıdan asimile etmede kullandığı bir diğer yön. tem, Müslüman ailelerin evlerinin içine Çinlileri bizzat yerleştirmek. Kağıt üzerinde okunduğunda "saçma" ve "imkânsız" göründüğünün farkındayım. Ancak maalesef, bu konu reddedilmesi çok güç deliller, şahitlikler ve tecrübe lerle sabit: Resmi adıyla "Aile Olmak" programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nın so-nunda yürürlüğe kondu. "Şincan bölgesinde etnik birliği teşvik etmek üzere Uygurların evlerine Han Çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve Komünist Parti yetkilileri yerleştiriliyor, bu kişiler Uygur ailelere sözde "ağabeylik" ve "ablalık" yapıyor. Programın başlatıldığı tarihten günümüze, Doğu Türkis tan'daki Uygurların evlerine toplamda en az bir milyon kişinin bu şekilde "mi safir" olduğu tahmin ediliyor. Evin küçük çocuklarına "akraba" şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini Uygurlarla geçiriyor. Davetsiz misafirlerin esas görevi, devlete, şu soruların ayrıntılı cevaplarını içeren bir rapor sunmak: Çin devletini ve Çinlileri seviyorlar mı? Sofralarda içki ve domuz eti var mı? Sofrada dua ediliyor mu? Yemek, temizlik ve tuvalet alışkanlıkları nasıl? Ev halkı ibadetlerini yerine getiriyor mu? Evde dini kitap bulunuyor mu? Kadınlar tesettürlü mü? Erkekler sakal bırakıyor mu? Evlerde gizli bölme, dolap veya depo türü yerler var mı? Elektrik ve su kullanımı hangi seviyelerde?
Sayfa 68 - Ketebe
Reklam
Resmi adıyla "Aile Olmak" programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nin sonunda yürürlüğe kondu. "Sincan bölgesinde etnik birliği teşvik etmek üzere Uygurların evlerine Han Çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve Kominist Parti yetkilileri yerleştiriliyor, bu kişiler Uygur ailelere sözde "ağabeylik ablalık yapıyor. Programın başlatıldığı tarihten günümüze. Doğu Türkistandaki Uygurların evlerine toplamda en az bir milyon kişinin bu şekilde "misafir olduğu tahmin ediliyor. Evin küçük çocuklarına "akraba" şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini Uygurlarla geçiriyor. Davetsiz misafirlerin esas görevi, devlete, şu soruların ayrıntılı cevaplarını içeren bir rapor sunmak: Çin devletini ve Çinlileri seviyorlar mı? Sofralarda içki ve domuz eti var mı? Sofrada dua ediliyor mu? Yemek, temizlik ve tuvalet alışkanlıkları nasıl? - Ev halkı ibadetlerini yerine getiriyor mu? Evde dini kitap bulunuyor mu? Kadınlar tesettürlü mü? Erkekler sakal bırakıyor mu? Evlerde gizli bölme, dolap veya depo türü yerler var mı? Elektrik ve su kullanımı hangi seviyelerde? Tüm bu soruların cevaplarını kendi gözlemleri çerçevesinde bulup not eden Çinli görevliler, daha detaylı bilgiler için evin küçük çocuklarına yönelerek, onlara aile büyükleri hakkında sorular soruyor. Çocukların ağızlarından kaçıracağı en ufak detayların bile, büyüklere ciddi cezalar şeklinde dönebildiğini tahmin etmek zor değil elbette.
Sayfa 68·Kitabı okudu
MUTLU İNSANLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ:
• Mutlu insanlar, aile ve arkadaşlarına önemli miktarda zaman ayırıyor. Onlarla ilişkilerini taze tutup onlarla vakit geçirmekten keyif alıyorlar. Sahip oldukları şeyler için minnettarlık duyuyorlar. • Birlikte çalıştıkları insanlara veya yoldan geçenlere ilk yardım eli uzatanlar genellikle onlar oluyor • Geleceğe olumlu bakıyorlar. • Hayattan zevk alıyorlar ve "şimdi"de yaşıyorlar. Günlük veya haftalık egzersiz programı uyguluyorlar. • Belirledikleri hedeflere ve yapmak istediklerine kesinlikle bağlı kalıyorlar (örneğin ahşap mobilya yapmak, çocuklarına kendi inançlarını öğretmek veya insan hakları için mücadele etmek gibi faaliyetler). • Onlar da diğer insanlar gibi yaşamlarında stres yaşıyor ama stresle baş etmede soğukkanlı ve güçlü olmak gibi bir silahları var.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
"Aile olmak"programı
Resmi adıyla aile olmak programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nın sonunda yürürlüğe kondu. "Şincan bölgesinde etnik Birliği teşvik etmek üzere"Uygurların evlerine han çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve komünist parti yetkileri yerleştiriliyor, Bu kişiler Uygur ailelerde sözde "ağabeylik" ve "ablalık" yapıyor. Programın başlatıldığı tarihten günümüze, Doğu Türkistan'daki Uygurların evlerine toplamda en az 1 milyon kişinin bu şekilde misafir olduğu tahmin ediliyor. Evin küçük çocuklarına "akraba"şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini uygurlarla geçiriyor. Davetsiz misafirlerin esas görevi, devlete, şu soruların ayrıntılı cevaplarını içeren bir rapor sunmak: -Çin devletini ve Çinlileri seviyorlar mı ? -Sofralarda içki ve domuz eti var mı? -Sofrada dua ediliyor mu? -yemek, temizlik ve tuvalet alışkanlıkları nasıl? -ev halkı ibadetlerini yerine getiriyor mu? -evde dini kitaplar bulunuyor mu? -kadınlar tesettürlü mü? -erkekler sakal bırakıyor mu? -evlerde gizli bölme, dolap veya depo türü yerler var mı? -elektrik ve su kullanımı hangi seviyelerde? Tüm Bu soruların cevaplarını kendi gözlemleri çerçevesinde bulup not eden Çinli görevliler, daha detaylı bilgiler için evin küçük çocuklarına yönelerek, onlara aile büyükleri hakkında sorular soruyor. Çocukların ağızlarından kaçıracağı en ufak detayların bile, büyüklere ciddi cezalar şeklinde dönebildiğini tahmin etmek zor değil elbette. Evlerdeki bu"misafirliğin"süresi, Uygur ailelerin devlet tarafından hangi kategoride ("güvenilir", "az güvenilir", "güvenilmez") sınıflandırıldığına bağlı olarak değişiyor. Nihayetin hazırlanan raporlar ise, bazı Uygur aileler için"eğitim kampına"gidişin yolunu açıyor."radikal"bulunan büyükler kamplara alınırken, onların çocukları da"yatılı okul"tarzında kantara endoktrinasyona tabi
Sayfa 68·Kitabı okuyor
"Aile Olmak" programı
Çin'in Uygurları dini ve milli açıdan asimile etmede kullandığı bir diğer yön tem. Müslüman ailelerin evlerinin içine Çinlileri bizzat yerleştirmek. Kağ üzerinde okunduğunda "saçma" ve "imkânsız" göründüğünün farkındayım Ancak maalesef, bu konu reddedilmesi çok güç deliller, şahitlikler ve tecrübe lerle sabit: Resmi adıyla "Aile Olmak" programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nın so nunda yürürlüğe kondu. "Şincan bölgesinde etnik birliği eşvik etmek üzere Uyguların evlerine Han Çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve Komünist Parti yetkilileri yerleştiriliyor, bu kişiler Uygur ailelere sözde "ağabeylik" ve "ablalık" yapıyor. Programın başlatıldığı tarihten günümüze, Doğu Türkis tandakı Uygurların evlerine toplamda en az bir milyon kişinin bu şekilde "mi safir" olduğu tahmin ediliyor. Evin küçük çocuklarına "akraba" şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini Uygurlarla geçiriyor. Davetsiz misafirlerin esas görevi, devlete, şu soruların ayrıntılı cevaplarını içeren bir rapor sunmak: Çin devletini ve Çinlileri seviyorlar mı? Sofralarda içki ve domuz eti var mı? Sofrada dua ediliyor mu? Yemek, temizlik ve tuvalet alışkanlıkları nasıl? Ev halkı ibadetlerini yerine getiriyor mu? Evde dini kitap bulunuyor mu? Kadınlar tesettürlü mü? Erkekler sakal bırakıyor mu? Evlerde gizli bölme, dolap veya depo türü yerler var mı? Elektrik ve su kullanımı hangi seviyelerde? Tüm bu soruların cevaplarını kendi gözlemleri çerçevesinde bulup not eden Çinli görevliler, daha detaylı bilgiler için evin küçük çocuklarına yönelerek,onlara aile büyükleri hakkında sorular soruyor. Çocukların ağızlarından kaçıracağı en ufak detayların bile, büyüklere ciddi cezalar şeklinde dönebildiğini tahmin etmek zor değil elbette. Evlerdeki bu "misafirliğin süresi, Uygur ailelerin devlet tarafından
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam