Resmi adıyla aile olmak programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nın sonunda yürürlüğe kondu. "Şincan bölgesinde etnik Birliği teşvik etmek üzere"Uygurların evlerine han çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve komünist parti yetkileri yerleştiriliyor, Bu kişiler Uygur ailelerde sözde "ağabeylik" ve "ablalık" yapıyor.
Programın başlatıldığı tarihten günümüze, Doğu Türkistan'daki Uygurların evlerine toplamda en az 1 milyon kişinin bu şekilde misafir olduğu tahmin ediliyor.
Evin küçük çocuklarına "akraba"şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini uygurlarla geçiriyor. Davetsiz misafirlerin esas görevi, devlete, şu soruların ayrıntılı cevaplarını içeren bir rapor sunmak:
-Çin devletini ve Çinlileri seviyorlar mı ?
-Sofralarda içki ve domuz eti var mı?
-Sofrada dua ediliyor mu?
-yemek, temizlik ve tuvalet alışkanlıkları nasıl?
-ev halkı ibadetlerini yerine getiriyor mu?
-evde dini kitaplar bulunuyor mu?
-kadınlar tesettürlü mü?
-erkekler sakal bırakıyor mu?
-evlerde gizli bölme, dolap veya depo türü yerler var mı?
-elektrik ve su kullanımı hangi seviyelerde?
Tüm Bu soruların cevaplarını kendi gözlemleri çerçevesinde bulup not eden Çinli görevliler, daha detaylı bilgiler için evin küçük çocuklarına yönelerek, onlara aile büyükleri hakkında sorular soruyor. Çocukların ağızlarından kaçıracağı en ufak detayların bile, büyüklere ciddi cezalar şeklinde dönebildiğini tahmin etmek zor değil elbette.
Evlerdeki bu"misafirliğin"süresi, Uygur ailelerin devlet tarafından hangi kategoride ("güvenilir", "az güvenilir", "güvenilmez") sınıflandırıldığına bağlı olarak değişiyor. Nihayetin hazırlanan raporlar ise, bazı Uygur aileler için"eğitim kampına"gidişin yolunu açıyor."radikal"bulunan büyükler kamplara alınırken, onların çocukları da"yatılı okul"tarzında kantara endoktrinasyona tabi