Puan vermedi·264 syf.··
2026 124. kitabı
Kitabı bitirdim ve kafamın içinde küçük bir tartışma programı başladı diyebilirim. Bir yanım “aman beden bütünlüğü” diyor, diğer yanım “birine hayat olmak varken?” diye susmuyor. Yazar sağ olsun, beni bilimle vicdan arasında podyuma çıkardı resmen. Organ bağışı meselesini öyle bir anlatmış ki, bildiğimi sandığım şeylerin üstüne kocaman bir “emin misin?” yazısı asıldı. Kalp durunca her şey bitiyor sanıyoruz ya… Meğer hücreler hâlâ görev başındaymış. Hayat sandığımızdan biraz daha inatçı yani. Din ve bilimin o hassas çizgisinde yürümek kolay değil. Hele ki “ya ruh huzur bulmazsa?” düşüncesi bir yerlerde kulağını çekiştirirken… Ama diğer tarafta da birinin gözlerinin yeniden görmesi, birinin kalbinin yeniden atması ihtimali var. İşte insan tam burada susuyor. Kitap akıp gitti. Hani bazı kitaplarda sayfa çevirirken yorulursun ya, bunda öyle olmadı. Resmen gaza basmışım da haberim yokmuş gibi bitti. Bilim kurgu ama öyle uzaylılı, lazerli bir şey beklemeyin. Ütopya var, evet. Ama işin içinde aile var, psikoloji var, sosyoloji var, tıp var… Yani hem kalbe hem beyne hitap ediyor. Kapağı kapatınca “iyi de şimdi neye inanıyorum ben?” diye kalıyorsunuz. Bir de şu valiz meselesi… Valizi olmayanların arafta kalması fikri. Orada durup düşündüm. Belki de valiz dediğimiz şey, insanın tamamlanmışlığıdır. Belki de “hazır mısın?” sorusunun sembolü. Ya da belki yazar bize ince ince şunu söylüyor: Eksik kalma. Kısacası sıradan bir hikâye değil. Okurken biraz geriliyorsunuz, biraz düşünüyorsunuz, biraz da kendinize yakalanıyorsunuz. Ben sevdim. Hem de beklediğimden fazla. Okuyacaklara şimdiden bol sorgulu günler diliyorum.
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,805 okunma
Kayıp Coğrafyanın İzinde Doğu Türkistan Seyahatnamesi
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kıymetli yazar, gazeteci Taha Kılınç'ın Doğu Türkistan Seyahatnamesi kitabını okuduktan sonra ve üstüne de konferansına iştırak edince, Doğu Türkistan meselesi beni ciddi manada tesiri altına aldı. Ve yine bu tesir, yazılacak satırların müsebbibi oldu. Yazar, eserinde sadece bir seyahatte yaşadıklarını, gezip gördüğü yerleri paylaşmıyor... Kitapta, seyahat öncesi yaptığı derinlikli araştırmaların incelediği harita ve krokilerin de bu seyahatnamenin yazılmasında payının ve faydasının büyük olduğunu düşünüyorum. Öncelikle Kaşgarya'nın Osmanlı imparatorluğuna ne zaman bağlandığına değinmek istiyorum: 1872'de Yakup Han Töre'nin gönderdiği elçiyle İstanbul'a bağlılığını bildiriyor Kaşgar şehri. Sultan Abdülaziz'in fermanıyla "emir" ilan edilen Yakup Bey, Kaşgarya ve diğer şehirlerin surlarına Osmanlı sancaklarını çekiyor, hutbeleri Osmanlı sultanı adına okutmaya ve basıtırılan paralarda sultanın adı yazılmaya başlanmış oluyor. Bu biat, Doğu Türkistan'daki mazlum müslüman uygur türklerinin meselesine verdiğimiz ehemmiyet açısından da önemli bir biattır bence. Unutmayalım ki müslüman din kardeşlerimiz kominist Çin rejiminin, toplama kamplarında; sözde "aile olmak" programı adı altında türlü türlü işkencelere maruz kalmaktadırlar. Kamplar hakkında fazla malumat geçmesede ben "aile olmak" programına kısaca değinmek istiyorum. 2016 yılında Şincan bölgesinde yürürlüğe konmuş. Yine "Şincan bölgesinde etnik birliği teşvik etmek üzere" Komünist Rejiminin attığı en tehlikeli adımlardan bir tanesidir. Benim daha önce de katıldığım Doğu Türkistan ilgili bir konferansta izlediğim bazı görüntüler atılan bu adımın hiçte masum olmadığını gösteriyor. Kitapta Uygur müslüman kardeşlerimizin evlerine Han Çinlilerinden oluşan kamu görevlilerini ve kominist parti yetkililerinden oluşan
Doğu Türkistan
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,112 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·200 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 17:52
SÖYLEME BİLMESİNLER… Sermin Yaşar’ın Söyleme Bilmesinler kitabı, adeta bir gündüz kuşağı programı samimiyetinde, hayatın tam kalbinden gelen bir sarsıntı gibiydi. Kitabı okurken kendimi, üç kardeş olan Emin, Ethem ve Ekrem’in etrafında örülü o karmaşık ağın içinde buldum. Yazarın her bir karaktere ayrı ayrı söz hakkı tanıması, hikayeyi tek taraflı bir anlatı olmaktan çıkarıp devasa bir insanlık tablosuna dönüştürmüş. Her bir karakterin, her bir eşin kendi ağzından dökülen cümleleri okudukça; ister istemez hepsine hak veriyor, o görünmez yaralarına dokunuyor ve dertlerini kendi derdiniz gibi benimsiyorsunuz. Dışarıdan bakıldığında son derece 'normal' ve sıradan görünen o aile tablosu, kapılar kapandığında bambaşka yaraların, bastırılmış gerçeklerin ve söylenmemiş sözlerin sahnesi haline geliyor. Okurken en çok zorlandığım ve en çok keyif aldığım kısım ise şu oldu: Kimin haklı, kimin haksız, kimin suçlu, kimin masum olduğunu asla çözemiyorsunuz. Masum sandığınızın karanlığını, suçlu gözüktüğünün ise vicdan azabını görüyorsunuz. Sermin Yaşar öyle bir denge kurmuş ki; herkesin kendi gerçeğiyle haklı olduğu, herkesin kendine göre kırıldığı bir dünya bu. Okuyup bitirdiğimde damağımda kalan o buruk ama gerçekçi tadı uzun süre unutamayacağım. Eğer 'hayatın içinden', insanı bir ayna karşısına geçiren ve bittiğinde 'gerçekten aile olmak nedir?' diye düşündüren bir eser arıyorsanız, bu kitabı mutlaka listenize alın. Tavsiyemdir." Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler
Edebiyat
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 06:55
"Aynı şeyleri yapıp aynı insanları görmekte insanı rahatlatan bir şeyler var." Sihirli Fırın kitabı adından anlaşıldığı gibi bir fırın hikayesi.Fırın ailenin farklı tarifleri ile çok seviliyor.Rose,Kenny,Ty,Leigh ve Sage ailenin çocukları.Rose anne ve babasının kasabanın farklı bir yerinde yaşanan olumsuz bir olay için gittiklerinde kardeşlerini ve fırının sorumluluğunu üstlenir.Anne babasının istediği tek şey bodrumlarında kilit altında sakladıkları tarif kitabını hiç kimseye vermemek ve söz etmemekti.Ama yasaklar her zaman çiğnenirdi Çocuklar, sihirli tarif kitabı ile ilginç lezletler yapıp kasaba da satış yaptıkça bazı olaylar ile karşılaşıyor ve bu olaydan kurtulmak içinde farklı bir tarif uygulayıp yine başlarını belaya sokuyorlar Diğer taraftan ise sihirli tarif kitabının peşinde olan bir teyze ortaya çıkmıştı.Yıllar önce ellerinden kaçırdıkları deftere tekrardan sahip olmak ve hayali olan yemek programı yaparak iyi bir hayat sürmek istiyordu. Sihirli Fırın,bir çocuk kitabı.Konu çok keyifli merakla okutuyor.Sanırım devam kitapları da var.Aile,bağlılık,kardeş sevgisi... Keyifli bir yolculuktu tavsiye ederim
Sihirli FırınKathryn Littlewood · Pegasus Yayınları · 202074 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 12:55
Kitap Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygurların karşı karşıya bulunduğu dramı ve gerçekliği, geleceğe ve bizden sonraki nesillere bir kanıt ve kayıt bırakmak amacıyla yazılmış. Gulca, Kaşgar, Yarkent, Hoten, Urumçi ve Turfan şehirlerinde yaşananları bizzat gören birinden okumak çok kıymetli. Taha Kılınç'ın arkadaşı ile beraber yaptığı bu yolculukta Müslüman Uygurların Çin baskısı sebebiyle ne derecede asimile oldukları ve kimilerinin tüm o tehditlere rağmen hâlâ kalplerinde İslam'ı canlı tuttuklarına şahitlik etmiş oluyoruz. Yıkılan camiler, her yerde yüz ve retina tarayan kameralar, turistik yer olarak sunulan camilerin içerisine ekstra yerleştirilen kameralar, "aile olmak" programı, namaz, kıyafetler, yüzler, ifadeler, İslam'sız ve ailesiz büyümeye zorlanılan çocuklar, eğitim kamplarında asimile edilen gençler ve daha nicesi. Bunlar yalnızca Müslüman Uygurların maruz kaldıkları. Bir de yazar ve arkadaşının karşılaştıkları engellemeler, sorgulamalar var ki insan oradaki Müslümanların hissettiklerini tahayyül bile edemiyor. Hissizlik, donukluk, soğukluk, tahammülsüzlük, aşağılık, zorbalık.. Çin'in çağrıştırdığı kelimelerin bazısı. Çin her ne kadar camileri yıkıp minareleri tıraşlayarak sokakları silinen bir hafızaya dönüştürmeye çalışsa da netice yalnızca hüsran ve mağlubiyettir. Halklara acıdan başka bir şey getirmeyen ve devletlerin sadece gücünü tüketen bu kavganın kazananı yine İslam olacaktır. Okurken içimin acıdığı ve şükrü eda edilemeyecek bir nimet olan özgürlüğün kıymetini daha iyi anladığım bir kitap oldu.
Din
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,112 okunma