burcu

çocuklarımızı bizden oldukları için severiz. etlerine etimiz, kemiklerine kemiğimiz deriz; ama bizim dünyaya getirdiğimiz daha başka şeyler var ki hiç de çocuklarımızdan aşağı kalmaz. ruhumuzun, kafamızın, bilgimizin doğurduğu çocuklar bedenimizden daha yüksek bir yanımızın meyveleridir ve daha çok bizdendirler.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
en iyisi gençlerde öğrenme hevesini ve sevgisini uyandırmaktır, yoksa kitap yüklü birer eşek yaparız onları, kırbaç zoruyla bilim dolu bir çanta taşıtıyorlar onlara; oysa bilimi evimizde saklamak yetmez, evlenmek gerekir onunla.
tabiat anamızı bütün genişliği içinde seyredebilen, onun durmadan değişen sınırsız yüzünü görebilen, değil yalnız kendini, bütün memleketini o evren içinde ufacık bir nokta olarak düşünebilen insan her şeyin gerçek değerini kestirebilir.
bir atı güçlü ve çevik olduğu için överiz, kuşamı için değil. bir tazı koşmasıyla övülür, püskülleri, çıngıraklarıyla değil. niçin bir insanı da kendinin olanla değerlendirmiyoruz? bir sürü adamı varmış, güzel bir köşkü varmış, şu kadar itibarı, bu kadar geliri varmış: bütün bunlar çevresindedir onun, kendisinde değil.
zaman yürür gider beni dertlendirmeden; çünkü kitaplarımın dilediğim zaman bana sevinç verecekleri, yaşamama destek olacakları düşüncesi anlatabileceğimden daha büyük bir rahatlık verir bana. insan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.