o kadar az değer veriyordu ki bize, yaklaşmamız rahatını kaçıramaz, tutumunu değiştiremezdi. kovmuyordu insanları, korktuğundan değil, onlarla görüşmeyi hiçe saydığından: bizi kendisine iyilik de, kötülük de yapmaktan aciz sayıyordu.
kendimiz sandığımızdan çok daha zenginiz; ama bizi ordan burdan alarak, dilenerek yaşamaya alıştırmışlar: kendimizden çok başkalarından faydalanmaya zorlamışlar bizi.