burcu

bilmem ki söyleyeyim, acaba bilsem söyleyebilir miyim, insanın bildikleri söyleyebildikleri midir? yoksa bilmek feryat mıdır, bilmek söze mi dökülür göze mi, gözden mi dökülür, bu dökülenler nerdedir, birikir mi kurur mu?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
göğün, ben ne zaman yere uzanıp kalmış olsam sükûtu ile solgun ve parlak renkleri ile bana akıllı olmamı söylediğini duyardım.
tepeden yuvarlanan taşın yol alışı, öğle güneşi, sıcak, darlaşan ikindi, hayat bazen işte bir hışırtı, bir kuşun iç çekişi, uzaktan bir kanat sesi, acaba o çobanlar, bir zamanda dağdan dereden kayarak geçenler, yerde bir kiremit parçası, birinin yere düşmüş bir parça anısı kimden kime bir hayal olarak kalacak? insan kendini kime ne olarak bırakacak?
peygamberliğin bittiği yerde ne başlar? hiçbir şeyin yetmediği insana kitap yeter mi?
bir şeyin bir ilk öğrenildiği, göze görünüp içe aktığı yer vardır. buna tanıklık etmeyene bu söz ile de anlatılabilir. birinin taş duvardan öğrendiğini başkası derste öğrenebilir, köpeğin gözlerinden öğrenip ezber ettiğini öbürü bir mısradan duyabilir. sesler ve görüntüler hep anlatır çünkü, yeter ki tanıklıktan kaçma, duymadım görmedim deme.