en huysuz, en melankolik kişinin bile hayatında deneyimlediği en tatlı, şefkatli, masum ve besleyici ilişkiyi doğanın kendisine sunduğu nesnelerin herhangi biriyle kurabileceğini öğrendim.
okunan ve içeriyi kanatarak yol alan her dizeye rağmen dışarıya tebessüm etmek, şairin acısını dindirmek, etraf bütün duyulana bigâne iken içeride kazına kazına yol açan her dize ve düşünceyi ağrıya rağmen ele vermeden içinde tutmak, onlarla, çevrenin uğultusuna karşı gitgide sessizleşen bir içeri ile yaşamak.
herkes bir ize, bir resme, başkasının bir hâline aldandı. asıl tehlike zaten kötü olan ve bilinebilir kötüler değildir ki, kanmak asıl iyiye ve başka zannedilene kanmadır.