Anton Çehov'un, 1890 senesinde, Sibirya'nın doğusunda ve Japonya'nın kuzeyinde bulunan, Rusya'nın yeni yeni yönetimi altına aldığı Sahalin Adası'na yaptığı uzun süreli gezide, yaptığı ayrıntılı incelemeleri ve gözlemleri; 1894 senesinde 'Sahalin Adası' başlıklı kitabıyla yayınlanmıştır. Çehov, Ada'nın abartmıyorum sosyolojik, antropolojik, tarihi, politik, hukuki, coğrafik, ekonomik özelliklerini oldukça ayrıntılı biçimde incelemiştir ve bu incelemelerini elbette okuyucularından mahrum etmemiştir. Çehov'un bu yapıtı aynı ada hakkında araştırma-inceleme yapan önemli bilim adamlarının yapıtlarından daha ünlü olmasının sebebi edebiyatın gücü olarak değerlendirilmiştir.
Sahalin Adası, Rus yönetimi altına girdikten sonra Rusya'daki suçluların, kürek mahkumu olarak cezalarını çekmeleri için hapishaneler adası olarak kullanılmıştır. Kitabın oluşturulduğu dönemde Ada'nın nüfusunu kürek mahkumları, koloniciler, cezlarını bitirip adada köylü olarak kalan Ruslar, Tatarlar, benim Türk soylarından olduklarını düşündüğüm yerli Gilyak ve Aino halkları sonra devlet görevlileri oluşturmaktadır.
''Dünya'nın diğer ucundaki herhangi bir ada beni niçin ilgilendirsin?'' diye düşünen bir okuyucu; bu kitabın kaçırılmaması gereken bir Anton Çehov tecrübesi olduğunu unutmamalıdır.
Ülkemizde isimlerini her okuyucunun bildiği şu ünlü yayınevlerimiz Çehov'un bu paha biçilemez eserini yayınlamakta malesef üşengec davranmışlar. Fazla tanınmayan bir yayınevimiz olan Kırmızı Yayınları'na bu belirttigim bu nedenden dolayı teşekkür etmeliyiz. Kırmızı Yayınları bu eseri 2011 senesinde yayınlamıştır. Çok araştırmama rağmen bu seneden önce bu kitabın dilimize çevrilen başka bir örneğine rastlayamadım. Öyle görünüyor ki, Çehov'un bu yapıtı oluşturulduktan 117 sene sonra dilimize çevrilip basımı