Gelişip serpilen, yaşayan her uygarlıkta, bilhassa arkaik kültürlerde, şiirin hem toplumsal hem de liturjik bir işlevi vardır ve bu işlev son derece hayatidir. Antikçağlardaki tüm şiirler, aynı anda ritüel, eğlence, sanatkârlık, bilmece üretme, doktrin, ikna, büyücülük, falcılık, kehanet ve rekabettir. Arkaik ritüel ve şiir için uygun olan motiflerin neredeyse tamamı, bir Fin destanı olan Kalevala'nın üçüncü kantosunda karşımıza çıkar. İhtiyar ve bilge Väinämöinen, bir büyücülük yarışmasında kendisine meydan okumaya cesaret eden palavracı gence büyü yapar. İlk olarak doğaya ilişkin şeylerin bilgisi, sonra da kökenlere ilişkin ezoterik bilgi alanında birbirleriyle çekişirler. Bu noktada genç Joukahainen, Yaratılışın bir kısmı sanki kendi sayesinde gerçekleşmiş gibi davranır. Yaşlı büyücü bunun üzerine onun adını toprağa, bataklığa ve suya terennüm eder; ardından sular gencin önce beline, sonra koltukaltına kadar yükselir ve son olarak ağzını geçer; çaresiz genç, yaşlı büyücüye kız kardeşi Aino'yu vereceğini söyleyerek kurtulmaya çalışır. İşte ancak o zaman ihtiyar Väinämöinen, oturduğu şarkı kayasının üzerinde, yaptığı güçlü büyüyü tersine döndürüp pervasız rakibini bu durumdan kurtarmak için üç saat boyunca başka bir şarkı terennüm eder. Daha önce sözünü ettiğimiz tüm yarışma biçimleri bu hikâyede birleşmektedir: palavra yarışı, böbürlenme yarışı, “erkeklerin mukayesesi", kozmogonik bilgi yarışması, gelin için rekabet, dayanıklılık testi, tanrısal hüküm; tüm bunlar şiirsel bir fantezinin vahşi akışında iç içe geçer.
Oyun ve Şiir·Kitabı okudu
Japonlar ne kadar masum
Kaçımız bilir Japonya,nın ilk sakinlerinin Kafkas kökenli ,beyaz tenli,sarı saçlı mavi gözlü dünyanın en eski dillerinden birini konuşan bir halk. Aino yerlileri ve Japonlar bunları yıllarca katlettiler.
Sayfa 201
Reklam
Aino ölür ailesine haber verilmeli..
"Kim olur elçisi kara sözün Kimin dili kederindir Ev halkının önünde Evin kalbini kıran kim?"
Sayfa 86·Kitabı okudu
Alıntı
Kötü hava diye bir şey yoktur; yalnızca yetersiz donanım vardır.
Sayfa 92 - Juno Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Hepimiz Amerika’da Kızılderililerin beyazların soykırımına uğradığını biliriz. Ama kaçımız bilir Japonya'nın ilk sakinlerinin Kafkas kökenli, beyaz tenli, san saçlı, mavi gözlü, dünyanın en eski dillerinden birini konuşan bir halk olduğunu? Asırlar boyu imha edilmiş Aino yerlileri. Soykırımdan sağ çıkanlardan kalan 12.000 kişi Hokkaido Adası'nda hayvanat bahçesinde yaşar gibi üniversiteye bağlı bir inceleme enstitüsünün denetiminde yaşamlarını sürdürüyorlar hâlâ. Bunlar da hayatta kalmalarını saf olmamalarına borçlular. Irkçı Japon egemenleri, gözleri hafif çekikleşmiş olanları katletmemişler.
Beni uğurlayacakları için dazlasıyla üzgün olduklarını düşünüyorum. Bir yandan da bu beni mutlu ediyor çünkü gidiyorum diye sevindiklerini ya da gittiğimde beni bir nebze bile olsa özlemeyeceklerini anlamak kötü olurdu. Rebekka Dew bir haftadır en sevdiğim yemekleri pişiriyor. Ne zaman gideceğım günden bahsetsem Chatty teyze'ninbo yumuşak bakışlı, kahverengi gözleri yaşlarla doluyor. Pasaklı Miller bile poposunun üzerinde otururken bana sitem dolu gözlerle bakıyor.
Sayfa 378·Kitabı okudu
Reklam
Reklam