Ne muzır kızsın,
Niye boyuyorsun türlü renklere baharı
Envai çeşit koku oluyor bahçemde
Sonra gelip şuh sözlerle;
konuyorsun pencereme.
Çipil saka kuşu gibi sevimli,
dayanılmaz bakıyor gözlerin
bir lokmalık.
Doğal olarak alıyorsun aklımı,
Ceza- i ehliyetim olmuyor artık
Ne küsebilirim her tavrına
Ne gidebilirsin
Denk gelince
Saklarız sopalarımızı,olur biter..
Deliler tadında..
Aldanmanın,aldatmanın en korkuncu,başarılarımızı kendi gücümüzün sonucu saymamızdır.
- Ya?
- Bana öyle geliyor ki Abdülkerim oğlum,ne yaptıksa,iyi kötü,hep hep Almanların isteğiyle,onların desteği sayesinde,onların çıkarına yaptık.
Bugün başımıza bir felaket gelirse,artık bu desteğin,memlekette işlemez olmasından gelecektir.
- Boş ver! İktidarı hak etmemiştik. İmparatorluk bu yüzden battı.Son umudu Ziya Hurşit serserisine bağlamakla bulduk hak ettiğimizi.
Rezillikti çünkü..
Naciye komodinin önüne çömeldi,konyak şişesini çıkardı. Masaya gidip kadeh aldı.Anadan doğma olduğu halde giyinikmiş gibi rahattı.Güneş çizgilerinden geçtikçe,derisinin kar gibi aklığı göz kamaştırıyordu.
- Dikiver şunu..
- Höst! Öldürmeye kastın mı var beni defol!
- Dikiver kuzucum..Nasıl iyi geldi dün sabah..Sen değilmiydin ,dün gece dua eden bırakmadım,diye.
- Yağma yok! Öldüm imansız..
- Beni bırakma diyen kim?Gidecek olsam,tabancayı göbeğine dayasam ,bırakma sakın,diye yalvaran, köpek gibi ayaklarımı öpen?
- Höst rezil! Sarhoşluktur o..Arabacılık değil..
- Bal.. Can Suyu..Dikiver..Küserim ama..Yapmam istediklerini,valla billa..
Yalvartırım sabaha kadar. İç hadi..İç
Ölümü öp.