8/10
·435 syf.··
2026 3. kitabı
Great book. I will never forget where i was in real life while i was reading this book. I dont know why. I still remember the smell of the air while i was reading this book. Main character went through a lot and it was great to see him grow. Have not read the sequels yet. 8/10
Assassin's ApprenticeRobin Hobb · Spectra Books · 1996367 okunma
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Ölüm Diken Üstünde, İngiliz yazar Agatha Christie'nin ilk kez 1935 yılında yayımladığı dedektif romanıdır. Özgün adı Death in The Clouds (Tr:Bulutlar Arasında Ölüm) olan eser kitap olarak yayımlanmadan önce ABD'de The Saturday Evening Post dergisinde, sonra da İngiltere'de bazı dergilerde Death in the Air (Tr: Havada Ölüm) adlarıyla tefrika edildi ki bu ad Agatha Christie'nin romanına verdiği ilk orijinal addı. Roman Türkiye'de ilk kez 1971 yılında Altın Kitaplar tarafından Gönül Suveren'in Türkçe çevirisiyle yayımlandı, sonradan yeni baskıları yapıldı. La Bourget'den Londra'ya hareket eden uçakta Madam Giselle'i hazin bir son beklemektedir. Zengin bir tefeci olan yaşlı kadın aniden ölür. Kalp krizi mi, olay yerinde bulunan eşek arısı mı neden olmuştu ölümüne? Yolcular arasında dedektif Hercule Poirot da bulunmaktadır. Poirot, kadının ölümünün kalp krizi ya da eşek arısı sokması sonucu olmadığına, cinayet olduğuna emindir. Ardından olay yerinde bulunan ipuçları (Afrikalı yerlilerin kullandığı zehirli diken atılan bir boru ve ucunda öldürücü bir zehir bulunan diken) ve kurbanın boynundaki iz cinayete işaret etmektedir. Olay sonrası mahkeme görülür. Bütün tanıklar dinlenir, deliller incelenir ancak net bir sonuca varılamaz. Boru, Hercule Poirot'nun koltuğunun altında bulunduğu için jüri üyeleri için katil Hercule Poirot'dur. Ancak yargıç, jüri üyelerinin kararına karşı çıkar. Cinayeti uçakta bulunan kişilerden birisi işlemiştir ancak kimdir? Poirot, alnına sürülen lekeyi temizlemek için bu karmaşık gibi görünen olayı çözüme kavuşturmak için kolları sıvar. Uçakta bulunan dedektif romanları yazarı mösyö Clancy mi, piyango talihlisi kız Janet Grey mi, dişçi Norman Gale mi, kontes Horbury mi, Roger Bryant mı, arkeolog Armand Dupont ve oğlu Charles Dupont mu, iş adamı James
Ölüm Diken ÜstündeAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,049 okunma
Reklam
7/10
·448 syf.··
2016 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2016 00:00
Rebecca Solnit’i Yürümenin Tarihi ile okumaya başladım ve bu araştırma kitabı; yürüme edimini, sanat tarihi, mimarlık, sosyolojik ve felsefi bir düzlemde ele alıyor. Okurken çok çok keyif aldım, bilgi edindim. Öncelikle, yazar “yürüme” edimini felsefi zeminini hazırlayan filozof ve sosyolog J.J. Rousseau’dan başlatıyor. Çünkü Rousseau yürümeyi bir düşünme biçimi olarak ele alıp, “Yalnız Gezerin Düşleri” içeriğine konu ettirmiştir. Diğer birisi ise, Sorren Kierkegaard’ın düşünceleriyle devam ediyor. Yürümeyi akademik bir eylem konusunu dönüştüren Walter Benjamin’i unutmamak gerekiyor. Mimari ve sanat tarihi açısından yürüyüşü gezme eylemine bağdaştırarak, 19. yy’dan sonra oluşmaya çalışan şehir imgesine göz kırpıyor. Bahçeleriyle ünlü ve aristokrasi sınıfının güçlü olduğu İngiltere’nin tarihine göz atıyor. Bu şekilde, yürüyüşün aslında Jane Austen’in “Aşk ve Gurur” ve “Emma” isimli kitaplarının karakterleri üzerinde açıyor. Mimariden ise, Claude Lorain, Nicholas Poussin ve Salvator Rosa gibi ünlü ressamların 17. yy İtalyan peyzajlarının şanının bu yürüş mekanları üzerinden göstermesi oldukça önemli. Özellikle Lorrain’in etkisi o kadar fazla ki, soylular ve diğer seçkinler, malikanelerinin, şatolarının bahçelerini Lorrain’in yağlı boya resimlerinden etkilenerek tasarlıyorlardı. Rosa’nın eşsiz çizimleri ise gotik mimari hayranlarını tatmin edecek düzeydeydi. 19. Yüzyılda fotoğrafçılığın gelişmesi ve plein air (açık hava) ressamlığının yaygınlaşması, kıra olan ilgiyi arttırdı. Bunlara “Thomas Gainsborough’nun Morning Walk, Gustave Caillebotte’un, Paris Street, Rainy Day ve Hokusai’nin Fuji Dağı Serisi” eserleri örnektir. Şehircilik ve planlama bölümünde, III. Napolyon döneminde, Haussmann’ın 1853 yıllından başlayarak, kenti başından sonuna değin yeniden
Yol Aşkı - Yürümenin TarihiRebecca Solnit · Encore Yayıncılık · 201630 okunma
8/10
·154 syf.··
2026 31. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 21:01
8/10 'go deeper! go for the jugular.' this made me want to read ovid's metamorphosis as soon as possible. even though i put it in my reading lists so many times, because i know i will like it too much, i wanted to have it in my hands first, for writing on it some stuff definitely will be necessary. but buying the book will take more time, still it will be one of my priorities. also d. h. lawrence will be waiting only a little more i presume, this book effected me on these parts. it was really well written, it had me with the beauty of the abnormal because... the beauty of the abnormal... yes. but in what way? in exactly the way dorcas always sees it. only when you make it sexual and vicious like an animal. the animalistic side of the humans. always dangerous, always unpredictible, vicious, vigorous, violent, passionate, even crazy. there's not much to say without ruining the beauty of the book, it feels like talking about what's happened inside the book will take away all the gothic and dreamy air it has inside like a living being loses air while opening its mouth, and breathing. careful, read this book, and close it gently before the words escape from the pages. the diffusion force would want to make that happen but be careful, don't allow it to happen. it is very dense inside.
BeastsJoyce Carol Oates · Carroll & Graf Publishers · 20022 okunma
10/10
·200 syf.··
2026 122. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:40
Gökyüzünden bakılan normalde göremeyeceğiz açıdan Ören yerlerimize ait fotograflar. Çoğu yeri biliyor olabilirsiniz ama havadan bakınca ne kadar çok daha güzel olduğunu anlıyorsunuz.
Gökyüzünden Türkiye AirAlp Alper · Şahsi Yayın · 20231 okunma
*when breath becomes air*
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 23:30
Kitabın orjinal ismi aslında çok daha anlamlı: when breath becomes air. Nefesin havaya dönüşmesi, sözce çok hafif, anlamca çok ağır bir ifade. İnsana ait olanın, yaşama dair olanın, havaya, maddeye karışması... Oyy Bu kitabı fikrini beğenerek almış fakat kapağındaki bestseller yazısını sevmeyip uzun süre dokunmadan kitaplıkta bekletmiştim. Bugün tam günüymüş. Hikaye baya etkileyiciydi. Bunca zaman, entropi gibi temel bir yasaya hiç insanı kapsadığını düşünerek bakmamıştım. Evrendeki karışıklığın genişleyişi! Paul'ün dediği gibi, insanın ölmesi ve otomobillerin paslanması da entropiye dahildi. Evrendeki işleyişin bir parçası hissetmek, küçüklüğünü ve büyüklüğünü görmek çok güzel. Katılmadığım ufak yanlarının yanında katıldığım çok şey oldu. Paul'ün anlam arayışı için ölüm ve hayatın içine giren bir branşa yönelme serüveni ve nihayet bunu tecrübe ettiği yol çok anlamlıydı. Doğrusu Montaigne de iyi söylemiş: kim insanlara yaşamayı öğretecekse, onlara ölmeyi de öğretmeli! Öğrendiğimiz günler dilerim.
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,639 okunma
Reklam
Reklam