“Gözyaşlarını zayıflık olarak görenler,sol yanlarından yeterince incinmemişlerdir,” demişti annem bir keresinde.
“Ya da öyle incinmişlerdir ki bunun başlarına gelmesine izin verdikleri için çok ağır yargılıyorlardır kendilerini.”
Bunun başıma gelmesine ben mi izin verdim anne?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bak bana,diyordu sanki kurt o an;ceylana. Ben kusursuz güzellikteyim,bana doğru çekilmekten başka ne bilirsin ki sen? Ama çok yaklaşma. Sürüden ayrılanı…
Ezdiğin karıncanın hesabını da sana yazalım o zaman Karaca.
O zaman neden?
Bazı şeylerin nedeni yoktur.
Hak ettiğimden!
Bazı şeyler hak edilmez.Sadece olur.Başına gelir.
Her şey basit,her şey sıradan;bir anlamı,bir yeri olmadığı sürece sende.
Bir silahı ele alalım mesela…Caydırıcı bir etkisi var namlunun başındaki kişiyi,yapmak üzere olduğu eylemden;ateşlersen,ölür belki. Yaralanabilir de. Bir silahın amacı bu. Ona anlam yüklemeye gerek yok. Bunun için yapıldı. Zarar vermek için.
Ama duyguların böyle bir gücü var işte. Herhangi bir nesneyi,kelimeyi;belki bir cümleyi bir tabancadan daha ölümcül hâle getirme gücü… O değeri verdiğin insanın ellerinde. Belki hemen öldürmez ama…Ama zaten bu da en kötüsü,değil mi? Çünkü süründürür.