'' Sevgili Victor, öyle deme. Ağır felaketler yaşadık, ama gel daha sıkı sarılalım geride kalanlara, kaybettiklerimize duyduğumuz sevgiyi, hala yaşayanlara aktaralım. Ailemiz küçük, fakat sevginin ve müşterek felaketlerin bağıyla sımsıkı sarmalanmış olacak. Zaman senin umutsuzluğunu yumuşattığında, bizden zalimce koparılanların yerini almak üzere, gönlümüzde yeri bulunan yeni nesneler doğacak.''
Gemiye vuran dalgalar çevrede, bulutlu gökyüzüz tepedeydi; ifrit burada değildi. Bir emniyet hissi, şimdiki an ile karşı konulmaz, feci gelecek arasında ateşkes ilan edebildiği zannı, bir tür sakin unutkanlık verdi bana ki, insan zihni yapısı gereği bu unutkanlığa kolayca kapılıverir.