Her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben, telafisi imkansız biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. İyilikseverdim, güzel huyluydum, acılar yüzünden bir ifrite dödüm. Beni mutlu edersen, yine erdemli olurum.
'' Böyle karşılanmayı bekliyordum,'' dedi iblis. '' Sefillerden herkes nefret eder. Ben ki yaşayan her şeyden daha sefilim, nasıl nefret ediliyorum kim bilir!
Yatsak, uykumuzu zehredebilir rüya.
Kalksak, kirletebilir günü tek bir avare bir düşünce.
Hisset, düşün, anla, ister gül, ister ağla,
Kedere sarıl, yahut kaygıyı def eyle,
İster neşe, ister keder: farkı olmaz,
Serbestçe çekip gidebilir ikisi de.
İnsanın dünüyle yarını bir olmaz;
Kalıcı şey yoktur, değişkenlikten öte!
'' Fakat hayatta kalanlara görevimiz, onların mutsuzluluğunu ölçüsüz bir keder sergileyerek artırmaktan kaçınmak değil midir? Kendine karşı da bu borcun var; zira aşırı üzüntü, gelişme ya da zevke, hatta gündelik hayattaki sorumluluklarına engel olur ki, o zaman insan topluma layık olmaktan çıkar.''