Çünkü kalp suyun pınarı olduğu gibi dağa önce sözünü ettiğimiz sadr(gönül) bir göle benzer. Su pınarından göle su aktığı gibi sadra da kalpten bilgi çıkar.
Sadr(gönül), İslam nurunun yeri olduğu gibi aynı zamanda işitilmiş bilginin korunma yeridir de. Bu bilgi, hüküm ve rivayetler ile dile getirilmiş her türlü şeyden öğrenilen bilgidir. “Ona ulaşmanın ilk yolu, öğrenme ve duymadır.”
“Ruhu hâlâ anlamadın mı?
“Hayır.”
“Eğer lütfedip anlatırsanız…”
“Anlatmak… Anlatmak mı? Görmedin mi?
“Evet, lakin bir şey anlamadım. Bir şey anlamak için görmek kâfi değil.”
“Olmak lazım.”