Çok şey istemiş ama istediklerini bir türlü gerçekleştirememiş, bu yüzden hayatları allak bullak olmuş insanların tarihi hazindir... Bir gülşene varayım derken nasiplerine çalılık düşmüş bu insanların hemen hemen hepsinin ortak özelliği, bir türlü büyüyememiş olmalarıdır. Kocaman bedenlerinin içinde, dinlediği masallardan vazgeçmeyen bir çocuk onları esir almış, kendisini ölesiye bağlamış....Hayatın bir masal olmadığını, orada bir yenen bir de yenilenlerin bulunduğunu, bazı mutlu sonların ancak bazı mutsuz sonlar sayesinde gerçekleştiğini kabullenmek istememişlerdir.
Kurumuş çamaşırları ıslansınlar diye yeniden yağmura asıyorum... Ne zaman arasam kendimi kaybolmuş bir halde buluyorum. Noktayı getirip cümlenin başına koyuyorum.
Ben de seni insanları Tanrı'yı sevdikleri gibi, hemen, acil bir karşılık beklemeden sevmek isterdim ama o reçelin tadını aldım bir kere. Tanrı dedim diye gücenme, ikinizi de görmüyorum diye değil, ikinizi de bir imanla seviyorum diye böyle söyledim.
Sayfa 109 - Kutu Yayınları, Ligia'nın Eşref'e yazdığı mektuptan·Kitabı okudu