Çok Bekleyince Acır / Hatice Akalın
🩵Merhabalar,
Öykü deyince aklıma ilk gelen yayınevi @mahaledebiyatyayin kesinlikle. Sunduğu öyküleri çok seviyorum, kitap kapaklarına ise ayrı bir kalp bırakıyorum. O kadar güzeller kiÇok Bekleyince Acır da yine çok severek okuduğum seçkilerden biriydi.
Kısalı uzunlu on öyküden oluşuyor kitap. Yazar kimi zaman dingin kimi zaman da sert bir üslup kullanmış. Sanırım en çok bu özelliğini sevdim öykülerin. Her öyküde yeni bir heyecana açılmayı beklemek çok güzeldi.
Öykülerin merkezinde hep bir kadın vardı. Kimi zaman annesinin sorumluluğunu üstlenen kimi zaman da evliliği için kendinden vazgeçen; ama kim olursa olsun hep biraz yaralı,hep biraz yarım. Aslında hayat gibi değil mi? Bu sahiciliktendi belki öykülerle bu denli özdeşimim.
Öykülerin hepsini sevdim; bazılarını daha çok. Uzak, Bağrımda Açan Külü Söndürdüm ve Nezahat’iin Kuru Fasülyeleri en sevdiğim öyküler oldu. Öykücüler bu öyküleri çok sevecektir, kitap dostlarıma yürekten tavsiyemdir.
#alıntılarım
“Bu akşam, evimde otururken içime düşen bir hisle çıktığım bu yolda, yangınlardan geldiğimin ama depremlere gitmeyeceğimin ayırdına varıyorum.”
“ Yangınlardan gelen adam mıydım yoksa depremlere giden kadın mı”
Metin Altıok
“ İnsan ölünce de bazı anlar kalbinden sökülmüyormuş. Bunu, sen bahçeye dönünce fark ettim.”
“Ortada hiçbir sebep yokken, insanın büyük işler başarabilirim inancını çoğaltan cinsten bir günün başlangıcı gibiydi her şey.
“İçinde, çayın 'çok bekleyince acıması' ile demini iyi alması arasındaki ince çizgiyi tutturmanın telaşı vardı.”
“Yoksullukla yoksunluğun kol kola gezdiği yerdeyim şimdi.”
“Kadınsız evlerin hüznü akıyor her yandan.”
“İçimdeki 'uzağı' artık korkmadan yanımda taşıyorum.”