Sevdiği, sözüm ona soylu sevdiceğine layık olmak için kendini, gelişmeye ve öğrenmeye adayan yoksul bir
edebiyat aşığı gencin, sonunda istediklerini başardıktan, tanındıktan ve maddi gücü kazandıktan sonra, hayatın ne olduğunu kavramaktan çok uzak, basmakalıp burjuvazi kafaların arasında kendini hayattan soyutlayışı veya soyutlanmaya itilişinin anlatımıdır Martin Eden. Toplum içinde rahatsızlık duyan, insanları sadece onlar yanında değilken seven bana çok şey anlattı ve anımsattı bu kitap. Dostoyevski okurken alt metinlerde cevap aradığımız varoluşsal sorunlarımızdan da daha direkt bir şekilde bahsediyor Jack London. İnanılmaz saygı duyduğum yazarlar arasına girdi bu eseri ile.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Herhangi bir sorunun -insanla ilgili, hayati sorunların- tüm etmenlerini kavramaktan beni alıkoyan insani zaaflarım ve kırılganlıklarımla yüzleştidiğimde ürkekleşiyorum.
Zayıf zihinlerin altında diz çöküp itaat ettikleri yaltakçı önyargıların yol açtığı bütün korkuları üzerinden at. Mantığı sandalyesinde düzelt ve her gerçek ve fikir için onun muhakemesine başvur. Bir Tanrının varlığını bile cesurca sorgula; çünkü eğer bir tane varsa, mantığa olan saygıyı gözü kapalı korkudan daha çok takdir edecektir.