Gazeteciler yazarlardan koca bir kitabı tek bir cümleyle özetlemesini isterler her zaman. İşte bu kitap için o cümle şu: ‘’ Tarih farklı halklar için farklı yönde gelişti ama bu, çevresel farklardan dolayı böyle oldu, o halkların biyolojik farklarından dolayı değil.’’
‘’İnsanlığı bu kadar çılgın bir tür haline getiren ve birbirine kıymaya götüren itkinin, öleceğini bilen tek canlı olmasından kaynaklandığını anladım.’’
‘’Beni tanıyanlara, çok yoğun bir gece hayatımın olduğunu, sabahları gün doğana kadar dolu dolu yaşadığımı, yurtiçi ve yurt dışında birçok yere girip çıktığımı, birçok insan gördüğümü, geceler boyu eğlendiğimi; kaygılandığımı, sevindiğimi, üzüldüğümü anlatsam, söylediklerimi kuşkuyla karşılarlar. Hatta kimileri bıyık altından güler bile buna. ‘’Seni biliyoruz’’ derler, ‘’pek öyle geceleri dışarı çıkacak göz yok sende; uslu uslu evinde oturduğunu bilmiyor muyuz sanki!’’ Ama bir insanın evinde oturması, onun hareketli bir gece hayatı olmadığını göstermez.’’
‘’İnsanların kötüsü anlayış yolu ile aşılır; halk arasında çıkan fitne, bilgi ile bastırılır. İşleri bu ikisi ile de halledemezsen, bilgiyi bırak, elini kılıca daya.’’
KUTADGU BİLİG
‘’İslam’da savaş, Kur’an ayetleri ve hadis-i şeriflerle belirlenen vicdani ve hukuki prensipler dahilinde caiz görülmüştür. Savaşa ancak müslümanların can ve mal güvenliğini sağlamak, hak ve hürriyetlerini korumak, İslam’a ve İslam ülkelerine yönelik saldırıları önlemek amacıyla başvurulabileceği hükme bağlanmış ve meşru olarak görülen bu savaşa, diğerlerinden ayırmak için ‘’cihad’’ adı verilmiştir. Buna mukabil istila, sömürü veya tecavüz niteliği taşıyan savaşlar kesin surette yasaklanmış, hatta bunlarla mücadele cihad kapsamına alınmıştır.’’