10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Sonunda kafam karıştı çok ve sanırım bir şeyler eksik kaldı daha fazlasını okumak isterdim, ama şiirsel bir anlatımı olduğu için sonunda o kadar da rahatsız etmedi. Yine de okuduysanız ve sonunda olanları tam olarak anlayabilirseniz lütfen bu inceleme altına yazın. Gerçekten çok beğendim metni, farklı bir hayatı belki çok denk gelemeyeceğiz hayatı ve hayatları anlatması çok güzeldi. Edebi olarak da dili çok akışkandı. Tavsiye ediyorum.
Şehit!Kaveh Akbar · Holden Kitap · 0350 okunma
8/10
·424 syf.··
2026 18. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 09:57
İranlı bir genç olan Cyrus Şems in İranda doğup annesini kaybedip babasıyla Amerikaya yerleşmesiyle başlayan olaylar silsilesini anlatıyor kitap. Kendini bulamayışı,yaşamını anlamlandıramayışıyla alkol bağımlısı olup çıkıyor bu arada yazarımızda eskiden alkol bağımlısıymış.Yazar olmak isteyen Cyrus dünyadayken ölmeyi seçen insanlara dünyadaki şehitleri konu alacak bir kitap yazmak istiyor ve bir müzede kanser hastası bir sanatçının son günlerini müzede sohbet ederek geçirmesi ilgisini çekiyor onunla aralarında bir sohbet başlıyor. Annesiyle ilgili bazı gerçekleri öğreniyor hiç hesapta yokken. Birde kitapta dayısı var çok ilgimi çeken bir karakterdi savaş meydanlarında ölmesine ramak kalan insanların arasında adeta bir melekmiş bir atıyla gezerek onları rahatlatmaya çalıştığı bir mesleği vardı. Son raddede beğendiğim bir kitaptı
Şehit!Kaveh Akbar · Holden Kitap · 0350 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·424 syf.··
2026 38. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 07:57
İdrar ve alkol kokan derbeder odasında, sarhoş olmuş ve içmeye devam eden genç şair, bir yandan da inanmak için Yaratıcıdan bir işaret bekliyordu. Böyle başlıyor roman. Daha sonra geçmişe gidiyor zaman, zaman. Genel anlaşılır anlamda değil ‘şehitlik’ kavramı burada. “Dünya şehidi”. (Var ilk kez işitiyorum). Genç adam, bildiği kahramanlarla, sevdiği insanları zihninde konuşturur, kendisi de onları izlerdi. Hayal gücü göz kamaştırıyor. İnsanın yaşamını ve ölümünü anlamlı hale getirme çabası… Bel altı kelimeler içeriyor bazı bölümlerde, çarpık ilişkileri çok doğal bir şeymiş gibi anlatıyor.
Şehit!Kaveh Akbar · Holden Kitap · 0350 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 12:57
Göçmenlik , aidiyet duygusu , eşcinsellik , alkolizm ve ölümün anlamı . Tüm bu konular ve fazlası sırf çok satanlar listesinde üstlerde olsun diye bu kitapta yer almıyorlarsa ben de Arzu değilim.Amerika’da olan göçmen yazarlara sırf bu nedenle ödül veriyorlar galiba. Gereksiz küfürlerle altı çizilsin diye zorla yazılmış cümlelerle dolu bir sürü sayfa , ben ne okudum şimdi diyorsun
Şehit!Kaveh Akbar · Holden Kitap · 0350 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 02:03
Daha ilk sayfadan sizi içine alan kitaplar vardır ya, Şehit!’te öyle oldu benim için. Sayfalar akıp gitti ve ben çok güzel bir hikayenin tanığı oldum. İnsanın anlam arayışı ölüm söz konusu oluncada beliriveriyor, yaşamının olduğu kadar ölümününde bir anlamı olsun istiyor insan. Aslına bakarsanız ölüm de yaşamın bir parçası. Genel olarak bu iki kelimeye birbirlerinden ayrıymış gibi baksakta yaşam, ölümü kapsayan bir şey. İran asıllı Amerikalı yazar Kaveh Akbar’da bu kitabıyla insanın anlam arayışına ölüm üzerinden bakıyor. Ölümü sanat ile ilişkilendirerek, anlamlı olanın ve kalıcı olanan sanat olduğunu vurguluyor. Kitabı bu kadar sevmemin nedeni de bu aslında. Bu anlamı şahsi hayatımda, sanata dair yaptığım her şeyde tecrübe ediyorum ve bende, yazarla aynı yerden bakıyorum olaya. Sanatın mucizevi yönü beni tekrar ve tekrar mest ediyor! Öte yandan, kurgu katman katman açıldıkça, baş karakter Cyrus’a ve annesine dair okuduğumuz detaylarda şunu da görüyoruz; sanatın, insanlar yaşarken onlara tutunacak bir dal olmasını görüyoruz. İnsanın anlam arayışının yegane bir parçası olduğunu görüyoruz. Neresinden bakarsak bakalım mucizevi bir şey! Ayrıca kitabın dili de oldukça keyifli ve akıcıydı. Kitabın dili, aslında şair olan yazarın şair kimliğinden besleniyor ve ortaya sürükleyici ve bir o kadar da etkileciyi bir dil çıkıyor. Kitabın her bölümünde baş karakter Cyrus’un anlamlı ölebilmek üzerine, şehit olmak üzerine kaleme almak istediği ve adını “Şehitler Kitabı” koyduğu eserinden bazı kesitler de okuyoruz ayrıca. İnception misali “kitap içinde kitap” yani. Hatta kurgu öyle bir yere gidiyor ki, kitabın bir bölümünde, İran şiirinin, divan edebiyatının köklerinden biri olan Firdevsi ile ilgili bir hikaye de okuyoruz. Edebiyata nasıl doyduğumuzu varın siz düşünün! Son olarak,
Edebiyat
Şehit!Kaveh Akbar · Holden Kitap · 0350 okunma
Şekeristan’ın Bilge Kuşu Tuti..
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
Bu, Şekeristan Ülkesi’nin şeker seven papağanı dudu kuşunun hikayesidir. İmdiii tatlı yiyelim tatlı konuşalım… 14. yüzyılda Şeyh Ziyaeddin Nahşebî tarafından Farsça olarak yazılan Tutiname , aslında Sanskritçe hikâyelerden oluşur. Tuti’nin, 1550’lerde Babür İmparatoru Akbar tarafından sipariş edilen ve 250 minyatür resim içeren bir versiyonu da varmış.(en.wikipedia.org/wiki/Cleveland_...) Tutiname aslında insan nefsini temsil eder. Tuti(papağan) figürü kafesteki bir evcil hayvan değil; aklın ve vicdanın sesi olarak konumlanır. Bu kitapta çerçeve, otuz gece(asıl metinde 52 gece) süren bir oyalayışın hikâyesidir: Mâh-ı Şeker(Khojasta) adında genç, güzel bir kadın, kocası ticaret için başka bir yere gidince bu yokluktan yararlanıp âşığıyla buluşmak, sevişmek ister. Fakat evdeki tembihli tuti, her gece masallar, hikâyeler anlatıp oyalamak suretiyle genç kadının bu niyetinin gerçekleşmesine engel olur. Her hikâyenin içinde birden altıya kadar değişen sayılarda uzunlu kısalı masal, hikâye düşer. Hepsini de bizim bilge tuti anlatmaz bu hikâyelerin. Çoğu zaman masal masal içindedir; çerçeveden ortaya, merkeze doğru olan bu masalların önce ortadaki biter, sonra çerçeveye doğru öbürleri. Masaldan masala geçişler bir bağ kurularak olur; bir öğüt verilir, bir yol gösterilir. Nitekim bu durumda “falana filan böyle oldular” denir; bunun üzerine dinleyen sorar: “Nasıldır o hikâye?” Ve tuti yahut aradaki başka hikâye kahramanı yeni masalı anlatmaya başlar; bu bitince tekrar daha önce yarım kalmış masalın tamamlanmasına geçilir. (sayfa 21-22) Sanskritçenin en eski kitabı sayılan Pançatantra Pançatantra Beş Yöntem masallarının bir kısmının, Tutinâme’nin Sanskritçe aslı olan Sukasaptati’ye ve dolayısıyla Tutinâme’ye geçtiği görülüyor. Mesela Tutinâme’deki “**Kör
Edebiyat
TutinameAnonim · Can Yayınları · 2017597 okunma