“Vay vay, kimleri görüyorum, bizim leş kokulu, dobişko teke Billyboy’un ta kendisi. Naber seni ucuz, leş kokulu, toparlak patates kızartması yağı şişesi?”
Ya bu nasıl bir betimlemedir böyle
Bu ne biçim dünya yahu? Millet aya çıkıyor ve dünyanın çevresinde lamba görmüş Tatarcık misali fırıl fırıl dönüyor, ama yeryüzünde artık kanuna ve nizama aldıran yok!
Gölün maviliği yavaş yavaş, büyüye büyüye yaklaşıyordu. Onun sularında erimek, yok olup gitmek istiyordu şimdi. Yaşamak arzusu doğup doğup ölüyordu içinde. Tıpkı şahlanan, sonra düşen, kendi köpükleri arasından tekrar yüzeye çıkan dalgalar gibi...
-SON-