Enes Akbulut

“Rahmetli babam; sizin böyük dedeniz müthiş sırrını, anam dışında bi tek bana emanet etti. Vasiyeti vardı bana. Öl­meden önce beni yanına çağırtıverdi. Öleceğini annamıştı gözel babacığım. Bana dedi ki, ‘Beyaz Kızım, gözel kızım, bu dün­yayı yönetenler zalim işgalciler, sahtekâr siyasetçiler, kalpa­zan zenginlerdir. Zenginin ve siyasetçinin iyisi pek azdır, çün­kü iyi olanları aralarında yaşatmazlar. Asla ve kat’a yaşatmaz­lar, bu biir. Çünkü zenginlik de, siyaset de hırs ve güç üzerine kurulmuştur. Hırs ve güç insanı değiştirir, bu ikili. Bak kızım, ben çok acı çektim. Fakat öğrendim ki, insan kanının milliyeti yoktur. İnsan kanı kırmızıdır ve her yerde aynı derecede möhimdir. İnsan daima insandır kızım.
Reklam
Çarpıcı bir örnek de, tanıdığım bir avukatın ayakkabılarının parlaklığı için duyduğu takıntıdır. Avukatların giydiği pahalı, şık, klasik kıyafetlere alışığım - belirli bir ilk iz­lenim yaratmak istiyorlar - ancak bu avukat konu ayakkabıları olduğunda aşırıya kaçıyordu. Ayakkabısı en küçük toz kapsa, so­luğu bir ayakkabı boyama standında alıyordu. Yalnızca bir ayak­kabı manyağımıydı yoksa kendisini beğenmiş biri mi? Obsesif kompülsif davranış bozukluğumu yaşıyordu? Belki de küçük yaşta kıyafetlerini temiz tutması gerektiği öğretilen bir aileden geliyordu; ya da geçmişte askeriyede görev almış, ayakkabıları­nın lekesiz olması gerektiği konusunda eğitilmiş ve bu alışkanlı­ğını hiçbir zaman kaybetmemişti. Bu avukat hakkında daha fazla bilgi sahibi olmadan, dikkat çeken o davranışa belirli bir anlam yüklemek imkansız olacaktı.Ancak gerçek her ne ise, onun kişiliğine dair önemli bir ipucu sunacağından kuşkum yoktu. Düşündüğüm gibi de oldu. Onu ta­nımaya başladıkça, çok yoksul bir ailede büyüdüğünü, ailesinin her yıl yalnızca bir kere, okul açılırken bir çift ayakkabı alabildi­ğini öğrendim. Avukat, yoksulluğu konusunda mahcuptu ve aile­sinin içinde bulunduğu kötü mali durumun açığa çıkmaması için ayakkabılarına olağanüstü bakım yapmayı öğrenmişti. Bu, onun yetişkinliğine taşıdığı bir alışkanlık olmuştu ve onu daha iyi anla­mama olanak sağladı. Son derece tutumlu doğası ile birlilkte, ba­ şarı için duyduğu güvensizliği ve takıntılı tutkuyu da açıklıyordu. Ne kadar aşırı da olsa bir kişilik özelliğinin önemi, geliştirilen modeli anlamak için kişiye dair yeterince bilgi toplamadığınız sürece, genellikle anlaşılmayacaktır.
Alıntı
KİLİT NOKTALAR *Dinlemeyi Öğrenin: Nasıl dinleyeceğinizi bilemezseniz, en gü­zel sorular bile insanları "okumanıza” yardımcı olamaz. İyi bir dinlemenin başlıca kuralları şunlardır: *Söz kesmeyin, *Empatik olun: Suçlamayın, tartışmayın ya da korumayın, Kendinizi rahat hissedebileceğiniz fiziksel mesafeyi koruyun, İlgili olun, ancak çok ateşli değil, Beden dilinizin bilginin serbestçe akmasını engellemesine izin vermeyin, Kendinizden bahsedin, ancak hemen çok samimi olmayın, Kişinin konu dışı söylediklerini dikkate almayın, Tüm duyularınızla “dinleyin” Önemli konuşmalar için ortam yaratın: Konuşmalarınızın ne­rede ve ne zaman gerçekleşeceğini ve, eğer varsa, başka ki­min katılacağını göz önüne alın. Konuşma önemliyse, ortamı şansa bırakmayın. *Sabırlı Olun: Kişilerin kendilerini rahat hissettikleri hızda ilerle­ mesine izin verin. Sorularınızı Hazırlayın: Verimli bir konuşmayı doğuran şey, iyi sorulardır. İster bir iş görüşmesi isterse kız arkadaşınızla ilk buluşma için hazırlanın, konuşanın ilerlemesini ve istediğiniz yönde bilgi akışını sağlamak için birkaç soru düşünün. Tahmin yapmanıza olanak sağlayacak en önemli üç alanla ilgili - şef­kat, sosyoekonomik geçmiş ve hayattan duyulan memnuniyet - bilgi verecek sorular, her zaman iyi bir başlangıç noktasıdır. Üç Farklı Soru Türünü Sormayı Öğrenin: Açık uçlu sorular, konuşmaya davet eder ve genellikle daha uzun ve bilgilendirici yanıtlar getirir. Yönlendirici sorular, belirli bir konudaki yanıta odaklanır ve diya­logun belirii bir çizgide ilerlemesini sağlar; ancak eksik ya da pek doğal olmayan yanıtlar üretebilir. Tartışmacı sorular, her zaman son çareniz olmalıdır. Ancak bir yüz­leşme söz konusu olduğunda gerçeği bulmak için gerekli olabilir. İlkinde Başarılı Olamazsanız, Sonuna Kadar Gidin: Sordu­ ğunuz soruya
Alıntı
Başarılı bir görüşme yürütmek için zamanlamanızı iyi yapın. Bu zamanlamanın diğer taraf için de iyi olduğundan emin olun. İçki içen ya da zaten taşkın ve öfkeli bir durumda olan bir kişi ile hassas bir konuyu görüşmekten kaçının/Çok meşgul olduğunu söyleyen bir kişiyi oturmaya ve sizinle konuşmaya zorlamayın, aksi takdirde o kişi dikkatsiz olacak, konuşmaya odaklanamayacak ve nihayet ihtiyaçlarınıza yanıt veremeyecektir.
Kitap Alıntısı
Bir restoran­ da iseniz, garsondan yüksek vazolan, fazla bardakları ya da sizin­le masadaki arkadaşınız arasında karmaşa yaratan diğer herhangi bir nesneyi kaldırmasını isteyin. Eğer güneş gözlüğü takıyorsanız, çıkarın. Eğer gereğinden fazla ise, hava bile bir engeldir: Yakın durun, ancak çok yakın değil.
Kitap Alıntısı
Reklam