Kelebeğin o kısacık ömrü sona erdiğinde, ya ışığa olan özlemi pişmanlığa dönüşürse? Belki de uzaktan özlemektense, onun yanında ateşiyle yanmak daha çok mutlu ederdi kelebeği. Böylece mutsuz yaşamaktansa, mutlu olarak ölmüş
olmaz mıydı?
" ...Aşk kelebek misalidir. Kısacık ömründe ışığa olan tutkusu ve ona ulaşma çabası hayatta tutar onu. Ama ulaştığında ise o ışığa dokunmasıyla son bulur yaşamı. Böyle bir kelebek olmayacağım ben, ışığı uzaktan seveceğim tutkuyla. Ama ona yaklaşmayacak ve yanmayacağım. Ya o ateş sönecek yada benim tutkum!"