Dilek Çolakoğlu

Sıkıntıdan ölünür, geçim derdinden ölünür, saçma bir kazadan, ihmalden ölünür, sebep çok bu ülkede.
Okuduğum en iyi alıntı! Katılıyor musunuz?
Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez ölmüşlerdir. Şu ya da bu yöne gitmişler ve engellenmişlerdir. Engellenmiş umutları ve düşleri de vardır. Aksini söyleyen biri, hâlâ uykudadır.
Sayfa 408 - Ayrıntı Yayınları, 3. Basım.·Kitabı okudu
Alıntı
HAZAN MEVSİMİ
10/10
·200 syf.·
2026 4. kitabı
"Herkesin bu dünyada bir yükü vardır; kimi ailesiyle, kimi eşiyle, kimi de en güvendiği insanlarla sınanır." Yazar, bu gerçeği didaktik olmadan, hayatın içinden bir dille anlatır. Romanın merkezinde küçük bir kız çocuğunun babasıyla yaşadığı kırılma vardır. Özellikle kız çocukları üzerinden kurulan anlatı, baba figürünün ruhsal etkisini merkezine alır. “Kabuk bağlamayan yara” metaforu, çocuklukta açılan bir boşluğun zamanla iyileşmek yerine nasıl derinleştiğini çarpıcı biçimde ifade eder. Bu yara, yalnızca geçmişte yaşanmış bir eksiklik değil; yetişkinlikte kurulan tüm ilişkilerin arka planına sızan, güven duygusunu zedeleyen kalıcı bir izdir. Baba figürü minik bir kızın dünyasında açılan ilk ve en büyük en derin yaradır. Bu yara zamanla kabuk bağlamaz; aksine büyür, ve hayatına giren her insanla birlikte yeniden kanar. Güven duygusu, Hazan için sadece bir kelime değil; eksikliğiyle büyüyen, yokluğuyla şekillenen bir ihtiyaç hâline gelir. Okur, onun her adımında temkinli yürüyüşünü, kalbini korumak için ördüğü duvarları hisseder. Eserin en güçlü yanlarından biri, umudu sessizce yeşertmesidir. Hazan, yaşadıkları karşısında tamamen kırılıp savrulmaz; aksine, her düşüşten sonra biraz daha güçlenir ve ayağa kalkması başarır. Yaşanan her acı, onun yeniden doğuşuna giden yolun bir parçası olur. Sonuç itibariyle Hazan’ın yaşadıkları, yalnızca bir karakterin hikâyesi değil; pek çok insanın kendi hayatından izler bulabileceği bir iç yolculuktur. Keyifli okumalar.. Hazan Mevsimi
Edebiyat
Hazan MevsimiDilek Çolakoğlu · Dls Yayınları · 202425 okunma
Kimilerine göre baba; atadır, yârdır, sığınılan en güvenli limandır. Şefkatiyle iç ısıtan, sevgisiyle can veren, tüm dertlerin dermanıdır. Belki de gölgesi yeten koca bir çınardır.Kimilerine göre baba; bilhassa kız çocuklarının kabuk bağlamayan, kanadıkça kanayan yarası, en hassas ve en kırılgan noktası, belki de en büyük kavgası, derin bir kalp sızısı. Benim içinse koca bir boşluktu babam. Benim babam yaşarken ölenlerden aslında. Beni yıllarca baba sevgisinden mahrum bırakan, arkamda dağ gibi babam var diyemediğim…
Dls yayınları
Alıntı