Ve senin bakışlarından anlıyordum: ruhunda ufacık da olsa bir iz bırakmadığımı, hayatından benimkine, bir örümcek ağı kadar incecik de olsa, hiçbir hatıranın uzanmadığını gösteren bu uyanış, gerçeklik uçurumuna ilk yuvarlarışımdı, kaderime ilişkin ilk farkındalığımdı.
Bir kadının yüzü bir erkek için herhalde anlaşılmaz biçimde değişken bir şeydir, çünkü böyle bir yüz, çoğunlukla bazen bir tutkunun, bazen bir çocuksuluğun, bazen de bir yorgunluğun sadece yansımasıdır ve aynaya yansıyan bir görüntü kadar çabucak silinir; yani, bir erkek için bir kadının çehresini unutmak çok daha kolaydır, çünkü geride bırakılan yıllar o çehrede ışık ve gölge oyunu gibi gezinir durur.