Sordular, söyledim... Çocukluk sonsuzluktur. İnsanın bütün yaşlarıdır. Yaşama gücünün tükenmez hazinesidir. Bütün zamanlarda, bütün acılarda ve sevinçlerde, geriye dönüp yeni hayat bilgileri edindiğimiz, yaşama gücü bulduğumuz, kendimizi sevdiğimiz, başkalarını anlamanın kapısını araladığımız sonsuz okuludur dünyanın, dedim.
...
...Farklı düşünebiliriz; korkusuz yaşayabiliriz; istediğimize ulaşabiliriz. Alt bilinçte, tozlar içinde duran bu masum bilgi, ileride büyüdükçe, sıkıntı yumağına döndükçe, bizimle birlikte yaratıcılığın hazinesinden söz alacaktır.
...
...Hayatın diyalektiği dediğimiz o sonsuz çark, bizi acıyla, sevinçle, hevesle, şiddetle, merhametle... Bir varoluş mucizesine çevirecektir. İnsan, kendi içinde durmadan kendini doğuracaktır. Çocuk olarak doğuracaktır, yetişkin olarak doğuracaktır.
İnsanı ve dünyayı yeniden kuran her bilgi alanı, çocukluğa dönmeden cümle kuramaz. Hayatın büyümesi, vardığı yerleri çocukluğun aynasına tutmasıyla olanaklıdır. Bunu yapmayan insandan, sevgisiz bir canavar, bir cehalet duygusu doğacaktır. Bu ayna, bu dönüşler yorucudur ama başka bir yerde bulamayacağımız iyileşme de bu yorgunlukta saklıdır.