Betül Akgün

Betül Akgün
@akgnbtl
Öğrenci
15 Şubat
20 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
İstanbul / 29 Nisan 1947
Resimlerde, sözlerde, hatıralarda, kokularda, renklerde, her şeyde seni arıyorum. Yalnız seni düşünüyorum. Bunları sen benim söylememe hacet kalmadan bilmeliydin. Bana, benden hiçbir şey işitmeden inanmalıydın. Söylediğim şeyler biliyorum söylenmesi güç şeyler. Ama ne yapayım, söylüyorum işte. Üstelik seni o kadar göreceğim gelmiş ki söylemekten ayrıca zevk duyuyorum.
Sayfa 47 - YKY·Kitabı okudu
Reklam
Başlamadan yarım kalmış bir aşk için ağıt / Ali LİDAR
... Bir ara yüzün sızsa araya peşinden kalbin, sahi senin büyük bir kalbin var herkese üzülmeye yeter benimki ikimizin bile üstesinden gelemez içinden çürümüş bir ağaç kadar asilim kendine faydası yok gölgesi herkese yeter ... ...kötü yaşayanlar güzel ölseler diye rica etsek Azrail'e kabul eder mi ecel? ... Oysa benim de dünyaya ve içindeki bir takım saçmalıklara pervasızca kafa tuttuğum zamanlar vardı sen yetişemedin bir haksızlık bir adaletsizlik bir bile isteye kırılmış kalp görmeyeyim yıkarım ortalığı dediğim zamanlar vardı sen görmedin hep böyle içi çürümüş mücrim bir ağaç değildim
Sayfa 9·Kitabı okudu
Dudaktan Kabre / küçük İSKENDER
İçinde 'b, m, p' harfleri geçen kelimelerde buluşabiliyor alt ve üst dudak. Birbirlerine değmelerini, aşklarını kıskanan o kadar fazla kelime var ki; sırf sarılıp uyusunlar diye konuşmuyor, ayırmıyorum onları. Susmak, sevişenleri sevmektir bazen.
Sayfa 4·Kitabı okudu
Özgürlük Heykeli'nin Etek Altı / küçük İSKENDER
Hanımefendinin meşalesi taştan; ne aydınlatır ne de yakar. Dönmüş kıçını Amerika'ya illa Doğu'ya bakar, illa öteye bakar. Zavallımın dibinde evsizler uyur. 'Adalet dağıtır belki' diye umutlansak, e terazisi de taştan ve sabit. Haklının ağırlığı yok yani. Haklı da, haksız da eşit. Kısaca Amerika'da 'eşit' , 'shit' ile aynı anlamdadır.
Sayfa 4·Kitabı okudu
Şükrü Erbaş
Sordular, söyledim... Çocukluk sonsuzluktur. İnsanın bütün yaşlarıdır. Yaşama gücünün tükenmez hazinesidir. Bütün zamanlarda, bütün acılarda ve sevinçlerde, geriye dönüp yeni hayat bilgileri edindiğimiz, yaşama gücü bulduğumuz, kendimizi sevdiğimiz, başkalarını anlamanın kapısını araladığımız sonsuz okuludur dünyanın, dedim. ... ...Farklı düşünebiliriz; korkusuz yaşayabiliriz; istediğimize ulaşabiliriz. Alt bilinçte, tozlar içinde duran bu masum bilgi, ileride büyüdükçe, sıkıntı yumağına döndükçe, bizimle birlikte yaratıcılığın hazinesinden söz alacaktır. ... ...Hayatın diyalektiği dediğimiz o sonsuz çark, bizi acıyla, sevinçle, hevesle, şiddetle, merhametle... Bir varoluş mucizesine çevirecektir. İnsan, kendi içinde durmadan kendini doğuracaktır. Çocuk olarak doğuracaktır, yetişkin olarak doğuracaktır. İnsanı ve dünyayı yeniden kuran her bilgi alanı, çocukluğa dönmeden cümle kuramaz. Hayatın büyümesi, vardığı yerleri çocukluğun aynasına tutmasıyla olanaklıdır. Bunu yapmayan insandan, sevgisiz bir canavar, bir cehalet duygusu doğacaktır. Bu ayna, bu dönüşler yorucudur ama başka bir yerde bulamayacağımız iyileşme de bu yorgunlukta saklıdır.
Sayfa 3·Kitabı okudu
Reklam