En sevdiğin parfümü en az sıkarsın, sırf bitmesin diye. İnsanlar nesnelere önem verir ve hep en güzelini sona saklar.Bir süre önce bu huyumdan vazgeçtim. En hoşuma giden elmayı en başta yiyorum.
Çimenlerin üzerine oturuyorum, pantolonumuz çimen lekesi olmayacaksa neden geldik ki bu dünyaya?
Elindeki
bisküviyi yere attığında "Yapma Doruk İnan, ayıp" diyordum, artık demiyorum. On
dört aylık bir çocuk istediğini şimdi yapmayacaksa ne zaman yapabilir ki? "Aferin
küçük kartal, tadını çıkar" diyorum, anlıyor ve gülüyor. Gülüşünü görseniz dünyadaki
her şeyden vazgeçebilirsiniz. Bir bebeğin gülüşünden daha masum ne olabilir ki?
Yaşamak güzel şey ama bir sonu olduğu kesin ve sonunun nasıl olacağını
bilmiyoruz. O yüzden daha rahat yaşamalı, daha çok yapmalı insan istediklerini...
Hayattan korkmamalı. Sahip olduğumuz hiçbir şey bizim değil ki? Ne elinde tuttuğun
bu kitap senin, ne de bedenin. İnsan yokluğunu kabul ettiğinde daha özgür yaşıyor.
Unutmadan, her zaman önce elmanın en güzelini ye ama yanında sevdiğin biri varsa
elmanın en güzelini ona ver ve de ki: "Bu hayattaki hiçbir şey senden değerli değil...