Dün gece doğru düzgün uyuyamamıştı. Uzun zamandan beri ilk defa Warren Hoyt'u görmüştü rüyasında. Sonrasında da ter içinde uyanmış, eski yaraları sızlamaya başlamıştı yeniden.
Kâbuslar yakanı asla bırakmaz, diye düşündü. Artık bağışıklık kazandığını, yeterince güçlü olduğunu, onlarla birlikte yaşayabilmek için onlardan sıyrılabildiğini sanırsın. Rolünü nasıl oynaman gerektiğini bilir, hepsini atlatmayı öğrenirsin. Ama o yüzler hep sende kalır. Ölülerin gözleri.