Her yara sarmakla gecmez, her iz yikamakla gitmezdi.
Bazi yaralarin merhemi zamandi, surdukce daha cok kanardi.
Bazi izlerin yeri derindi, kazisan da kurtulamazdin.
Unutmayı en çok istediğim anıları beni görmesini hiç istemediğim halimle anlatmak ve güvenle onun kollarına sığınmak, kendi ellerimle ördüğüm sağlam duvarın yıkılışını izlemek gibiydi. İnsanın ölmeden önce hayatındaki anıların bir film şeridi gibi gözlerinin önünden hızla geçtiğini duymuştum. Benim film şeridimde, çocuk gibi birine sarılıp ağladığım anlar pasparlak görünürdü muhtemelen. Hep başkalarından teselli bekleyen ben, bir gün acaba kırılgan bir ruhu kucaklayacak sıcak bir sığınak olabilecek miydim?