yaşamak şakaya gelmez. büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın. bir sincap gibi mesela. yani yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden. yani bütün işin gücün yaşamak olacak. yaşamayı ciddiye alacaksın. yani o derece, öylesine ki, mesela kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda, insanlar için ölebileceksin. hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için. hem de hiçkimse seni buna zorlamamışken. hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.