Gri havalar gibisi yoktur benim için. Hem kendimi dinlerim böyle bir günde hem kainatı. Dışarda hele hafif bir esinti ve yağmur varsa tam olarak şiir zamanıdır. Yine öyle bir gün Afyon'da. Ve ben bu güzeller güzeli kelama dayadım sırtımı. Dinledim usul usul neler varsa heybesinde bana da döksün diye. O kadar güzel hasletler fısıldadı ki kulağıma bu kelam ben derdine derman olmak gibi bir amaç gütmedim o da derdini bana yüklenmek gibi bir uğraşa girmedi vesselam
Anlattıkça açıldı, dinledikçe kapandım. Yeri geldi beni bana anlattı, yeri geldi sustu ben tamamladım. Ama hep bir konuşma hasıl oldu aramızda. Kısacık sözlerinde ne derin yaralar, uzayıp giden mısralarda ne acı bekleyişler saklı bir bilseniz. Ben dinledikçe yandım, o anlattıkça harladı. Anlayacağınız öyle bir kelam okudum ki bir şiir kitabından beklediğim her şeyi karşıladı benim gözümde. Neden mi? Hep derim ya az sözle çok şey anlatan şairler her daim var olsunlar diye. İşte sevgili @dr.akifbayraktar hocam da bunlardan biri oldu benim hafızamda. Hocam kaleminize mürekkep, ömrünüze sağlık diliyorum kaleminiz daim olsun inşaAllah
Kitap hiç bitmeseydi dedim ama o kadar yıldızlı satır bıraktı ki çok şükür buna da. Her güzel kitabın bir sonu olduğu gibi o da sözünü bitirdi ağır ağır yürüdü gitti. Ama Elhamdülillah ki iki kelamı daha var okuyacağım o yüzden mutlu ayrıldım sohbetinden
Kitapta beni en çok etkileyen yerlerden birkaçını buraya bırakıyorum ki eserle aranıza köprü kursun
"Sızın göğüs çeperimde sol diye
Sanma can yanılmaz, unutulursun.
Sevdan ezelden ebede yol diye
Sanma yol dönülmez, unutulursun."
"Yaşamak kaderim değil meselemle
Marifet güzel bakmakmış, anladım."
"Aşıklar bendeki sene şiir desin
Yüreğimdeki neşede, kederdesin
Dünyamı kaplamışsın, her yerdesin
Gözlerin kalbe sefir, Nazende"