akif

Metafizik - Aristoteles
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 149. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 00:10
Beni derinden etkileyen birkaç kitaptan biri oldu. Açıkçası bu kadar büyük ve önemli fikirler üzerine konuşmak benim için çok zevkli. Ama şimdilik ancak kısa bir özet yazabilirim. Aristoteles öncelikle deneyimin, sanatın ve bilgeliğin ne olduğunu açıklıyor. Diğer bilimlerden farklı olarak asıl bilgeliği aradığını ve bunun da ilk felsefe (yani metafizik) olduğunu söylüyor. Kendisinden önce gelen bilge ve filozofların varlık hakkındaki görüşlerinin ne olduğundan bahsedip, konuyu özellikle Pythagorasçılar ve Platon’a getiriyor. Çünkü onlar diğerlerinden farklı olarak duyulur olanın ötesinde varlıkların da olduğunu söylüyorlar. Pythagorasçılar bu türden varlıklara “sayılar” Platoncular ise “idealar” diyor. Aristoteles öncelikle varlığı sadece maddesel olan olarak ele alanların hata yaptığını, çünkü doğanın var olanların yalnızca bir cinsi olduğunu ve duyulur olanların dışında da varlıklar olduğunu söylüyor. Ayrıca bilgiyi sadece duyumlar olarak ele alanların da yanıldığını, çünkü onların duyuların yanıltıcı olduğu iddiasından hareketle bilgiyi imkansızlaştırdıklarını söylüyor. Bu konuda özellikle sofistlerin yaptığı mantıksız tartışma şekillerini eleştiriyor. Bir konuda konuşabilmek için tanımlara ihtiyaç olduğunu, tanımlama yapabilmek için de tikel ve tümel ayrımı yapılması gerektiğini söylüyor. İşte Aristoteles bu tümeller konusu üzerinden maddesel varlıkların dışındaki varlık türünü, yani ilk felsefenin uğraştığı alanı (metafiziği) tanımlıyor. Aristoteles Pythagorasçıları ve Platon’u ise, duyulur olan varlıklar ile sayılar veya idealar arasındaki ilişkiyi açıklamamış olmalarından dolayı eleştiriyor. Onlar maddesel varlıkların sayılar veya ideaları taklit ettiklerini veya onlardan pay aldıklarını söylüyorlar, ama bunun nasıl olduğunu açıklamıyorlar. Bu yüzden
MetafizikAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2018733 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Devlet - Platon
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
Düşünce tarihinin en önemli konularının birçoğunun temelinin atıldığı bu eski kitapta, sokratik diyalog yöntemiyle örülmüş bir beyin fırtınasının içine giriyoruz. Kitapta Sokrates üzerinden gelen düşüncelerin esas olarak Platon’a ait olduğunu varsayabiliriz. Bu düşüncelerin ana fikrini süzerek her bölüm için ayrı ayrı açıklamaya çalışacağım. 1- Thrasymachus kendinden emin bir şekilde adaletin güçlünün işine gelen bir menfaat olduğunu ve adaletsizliğin adaletten daha kazançlı olduğunu iddia eder. Sokrates ise ironi yaparak ona öyle sorular yöneltir ki sonunda Thrasymachus adaletsizliğin kötü olduğunu ve adil insanın daha mutlu yaşayacağını kabul etmek zorunda kalır. 2- Glaucon söze girer ve adaletin sonuçları bakımından adaletsizlikten daha iyi olduğunu kabul etse bile, adaletin kendisinin daha iyi ve kazançlı bir şey olduğuna inanmadığını söyler. Sokrates bu eleştiriyi kabul eder ve adaletin doğasını incelemek üzere onu devletin doğasını incelemeye davet eder. 3- İdeal devlet üzerine kafa yormaya başlayan bu ikili işe sanatı eleştirmekle başlar. Onlara göre şiir ve müzik insanları yanlış yönlendirme potansiyeline sahiptir ve bazı arzu edilen yönlerde kullanılmaları haricinde kısıtlanması gerekir. Ayrıca toplumu oluşturan insanların ruhları arasında, madenler arasındaki fark gibi bir üstünlük ve kabiliyet farkı olduğundan bahsederler. 4- Adimantus karşı çıkar: bu siyasi düzen insanlara onların kendi özgür mutluluklarını yaşama hakkı tanımıyordur. Sokrates ise kendini savunur: bu siyasi yapının amacının toplumun bir kesiminin mutluluğunu değil, bütünün mutluluğunu hedeflediğini söyler. Bu yüzden çocuklar, gençler ve koruyucuların hepsi toplumdaki kendi amacına göre yetiştirilmeli, buna göre jimnastik ve müzik eğitimi almalıdırlar. Böylece nasıl ki kendisindeki iyi
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Antik Yayınları · 201432,9bin okunma
Ethica - Spinoza
8/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
Kitabı geçen yıl okumuştum, ama tam olarak sindirebilmek için ikinci defa okumam gerekti. Zira ortalama bir felsefe kitabından daha sofistike bir yapısı var. Kitap boyunca önermeler ve kanıtlardan oluşan geometrik yöntem kullanılmış olması eseri eşsiz bir hale getiriyor. Ayrıca felsefenin birçok alanına girilmiş olduğu için aşağıda her bölümün hitap ettiği alanı özellikle belirtmek istedim. Kitap 5 bölüme ayrılmış: 1- Ontoloji: Birinci bölümde Spinoza diğer bölümlerdeki iddialarını da üzerine inşa edeceği varlık anlayışı olan Panteizmini oluşturuyor. Öyle temel öncüller kullanarak düşünmeye başlıyor ki Tanrının varlığının tanımı gereği zorunlu olduğunu gösteriyor. 2- Zihin Felsefesi: İkinci ve üçüncü bölümde insana yöneliyor. Ruhun ve aklın Tanrıyla veya varlıkla olan ilişkisini açıklıyor. 3- Psikoloji: Üçüncü bölümde aynen Descartes’ın “Ruhun İhtirasları” kitabında yapmaya çalıştığı gibi duyguların kaynağını ve yapısını açıklıyor. 4- Psikoloji: Dördüncü bölümde duyguların insan üzerindeki olumsuz etkilerinden ve bunun sebeplerinden bahsediyor ve insanın duyguların etkisini tamamen aşamayacağını kabul ediyor. 5- Etik: Beşinci bölümde insanın nasıl daha zihinsel hale gelebileceğini anlatıyor. Bilgelik için ruhun kontrolü ele alması gerektiğini söylüyor. Entelektüel bir ahlak anlayışı sunuyor. Eleştirilerim: Öncelikle, geometrik yöntemin felsefi bir fikri bilimsel hale getirebileceğini düşünmüyorum. Çünkü zaten bilimsel yöntemlerin de özünde felsefe vardır. Yani bilimsel yöntemler zaten felsefeden çıkmıştır. Felsefeden çıkmış bir şeyi kullanarak felsefeyi o şey haline dönüştürmeye çalışmak saçmadır. Bu yüzden felsefede geometrik yöntemi kullanmayı gereksiz buluyorum, çünkü felsefenin bilimselleşmeye ihtiyacı yoktur. (Düzeltme: Bu eleştirimi daha fazla açmam
Felsefe
EtikaBaruch Spinoza · Dost Kitabevi Yayınları · 20192,187 okunma