Puan vermedi·464 syf.··
2026 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:44
Kitabı severek okudum, içinde gerçekten çarpıcı bilgiler var. ​Depresyon, anksiyete, kendine zarar verme ve intihar oranları 2010’ların başında neden aniden ve iki kattan fazla artış gösterdi? Yazarın da arka kapakta belirtildiği üzere söylediği gibi: "Çocuklarımızı ve kendimizi telefon temelli hayatın psikolojik hasarından korumakla ilgili bulguları göz ardı edemeyiz." ​Bununla beraber kitapta en sevdiğim kısım; 'oyun temelli' çocukluğun yerini alan bu akıllı telefon çağının, gençlerin nörolojik ve sosyal gelişimine nasıl ağır darbeler vurduğunu verilerle kanıtladığı bölümdü. Üstelik bu hasar herkeste aynı şekilde de tezahür etmiyor; kız çocuklarını sosyal kıyas ve mükemmeliyetçilikle vururken, erkek çocuklarını gerçek dünyadan koparıp sanal dünyaya hapsediyor. ​Yazar; okulların ve ailelerin kolektif bir eylem üretmesi gerektiğini savunuyor, neler yapılabileceğine dair somut adımları ve kuralları anlatıyor. Elbette arada kültürel farklar var; ama yine de hepimizin öğrenecek bir şeyleri olduğunu düşünüyorum, şahsen ben çok yararlandım. ​Benim kuşağımın çocukluğu sokaklarda geçti; sanırım bilgisayarsız ve telefonsuz çocukluk geçiren son nesildik. Sokağın tadına varabildik, akranlarımızla risk alarak büyüyen bir nesildik. Şimdiyse çocuklarımızı büyük teknoloji endüstrisinin bu acımasız deneyinden bir nebze olsun kurtarmaya çalışıyoruz. Düşününce gerçekten üzücü
Kaygılı KuşakJonathan Haidt · Pegasus Yayınları · 202512 okunma
8/10
·152 syf.··
2026 49. kitabı
Sıfır beklentiyle okumaya başladığım kitap bana güzel bir sohbet etmişim hissi verdi. Sade olanın olanca görkemi ile kucakladı beni kitap. Şimdi en içime dokanan yeri paylaşacağım “Daha fazlasına sahip olduğumuzda "daha fazla" olacağımızı zannediyoruz diye. Elli milyon ton atık, elli milyon kez ölen vicdanımızın ağırlığı. Kurşunla ağırlasan çocuk kanları, bizim hafifleyen insanlığımızın bedeli. Çağın hastalığı değil bu, çağın kendisi hastalık; biz de bu hastalığın elli milyon tonluk belirtisiyiz işte. Suyun, gözyaşına dönüştüğü yerleri göremiyoruz çünkü ekranlarımız çok parlak. O çocukların nasır tutmuş ellerini göremiyoruz çünkü kendi ellerimize sürdüğümüz kremler çok pahalı. Kendimizi değerli hissetmek için edindiğimiz her şey, başkalarının değersizleştiği bir denklemde çözülüyor. Kendi içimizi tamir etmeye çalışırken başkasının dışı dökülüyor. Onların oynayamadığı oyunları faturası bizim oynadığımız sanal oyunlarla ödeniyor. Tek bir akıllı telefon yalnızca metal değil, su da tüketiyor. Yaklaşık on üç ton su, hammadde ile devre kartı arasında buharlaşıyor. Çölde kana kana içecek su bulamayanların dudaklarına ulaşamadan fabrika bacalarında buharlaşıyor.”
Vayt Çaklıt ModaEzgi Akgül · Nesil Yayınları · 0195 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tutkuya Kapılınca
10/10
·424 syf.··
2025 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 00:00
Tutkuya Kapılınca Gabrielle Sands Selam kitap dostlarım Serinin ikinci kitabında Martina ve sessiz Giorgio’nun hikâyesini okuyoruz. Kitapta yaş farkı var ama ben ikilinin arasındaki uyumu gerçekten sevdim. Karakterlerin geçmiş travmaları çok güzel aktarılmıştı. Damiano büyük bir belanın içindedir ve karısını da alıp büyük bir savaş başlatacaktır. Bu yüzden kız kardeşini en güvendiği adama emanet eder. O adam ise eşsiz bir suikastçı… Hatta serinin en zeki karakteri diyebilirim. Giorgio, hayatı pahasına Martina’yı koruyacaktır ama bunun bir şartı vardır. Damiano da ona söz verir ve kız kardeşini onunla gönderir. İlk kitapta ağzından kerpetenle laf alınan Giorgio, bu kitapta Martina’ya laf yetiştirmekten geri kalmıyor Adam inanılmaz akıllı, kurnaz ve temkinli. Bilgisayarlar ve internet tam onun alanı. Martina’nın depresyonda olduğunu ve telefon bağımlılığı yaşadığını fark ediyor. Telefonunu elinden alıp “Bulursan senindir” diyor. İşte her şey de burada başlıyor. Sessiz ilerleyen hikâye boyunca iki karakterin birbirini tanımasına ve Giorgio’nun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Ama özellikle son 100 sayfadaki aksiyon gerçekten muhteşemdi. Kitapta +18 sahneler bulunmaktadır. Mafya romantizmi sevenlere kesinlikle tavsiye ederim, ben çok severek okudum
Tutkuya KapılıncaGabrielle Sands · Artemis Yayınları · 2025410 okunma
Tahlil
Puan vermedi
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Allah’ın (c.c.) izniyle tahlilini yapacağımız kitabın adı: OKUTUN. İsmin­den de anlaşılacağı üzere kitabın asıl kitlesi ebeveynler; anne, baba, abi, abla vs... Kitabın elbette eleştirilecek yönleri var; evrim gibi. Ancak dakik bir okuma ile biz sonuca odaklanalım. Kitabın bazı güzel yönleri ise şunlar: Yazarın psikolojiyi biliyor olması ve bunu kitaba yedirmesi, her bölümde önemi yüksek olan bazı veciz ibareler kullanması. Kitabın içerisinde çok fazla bilimsel ve istatistiksel bilgiler mevcut; dolayısıyla bazen konuyu anlamayı zorlaştırabiliyor. Ancak yazar, adeta yetkin okuyucu olmayan kitlesini de düşünerek her bölümün sonuna anlaşılması gayet kolay olan özetler eklemiş. Anlaşılmayan bölümlerde sadece özetleri okumak bile ziyadesiyle müfid olacaktır. -Kitabın önsözünde yazar “zevk için okumak”tan bahseder. Bununla alakalı Fahrenheit 451’den bir alıntı yapar: “Tek yapmanız gereken düğmelere basmak, anahtarları çalıştırmak, vidaları ve somunları sıkmakken neden bir şeyler öğrenesiniz ki?” Daha sonra kendisi şunu söyler: Kitaplara hak ettikleri yeri iade etmenin ve “zevk için” okumanın hiçbir şekilde birkaç ayrıcalıklı akademisyene mahsus elitist bir uygulama olmadığını, aksine çocuklarımız için ciddi bir gelişim zorunluluğu olduğunu göstermenin zamanı gelmiştir. Önsözde yazarın “zevk için okumak”tan maksadı, “canım sıkıldı, kitap okuyayım” tarzında bir okuma stili değildir. Bizler nasıl ki yemek yiyor, su içiyorsak, kitap okumanın da böyle bir eyleme dönüşmesi gerektiğini vurguluyor. Önsözdeki veciz ibarelerden bir tanesi: “Okuyucu, dijital aptallığın panzehridir.” Yazar kitapta genel olarak “ortak okumanın” önemine vurgu yapıyor ve ebeveynlerin yaptığı hatalardan bahsediyor. Nitekim ebeveynler, çocukların belli seviyeye geldiğini görüp
1000Kitap
Dijital Ahmaklığa Son Vermek İçin OkutunMichel Desmurget · İnsan Yayınları · 20255 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Çocukları Sanal Dünyada(n) Koruma Kılavuzu
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
"Keşke daha önce okusaydım" dediğim bir kitap oldu. Bilinçli teknoloji kullanımıyla ilgili hemen hemen tüm bilgileri içeriyor. Akıllı telefon, sosyal medya, internet ve çevrimiçi oyun bağımlılığını sade ve anlaşılır bir dille açıklıyor; bilimsel ve istatistiksel veriler sunuyor, çözüme yönelik tavsiyeler veriyor. Dijital bağımlılıkların diğer bağımlılıklarla ilişkisini aktarıyor. Tüm öğretmenlerin, velilerin, öğrencilerin hatta tüm vatandaşlarımızın okuması gerektiğini düşünüyorum. Zira "dijital vatandaşlık, dijital okuryazarlık, dijital farkındalık" gibi beceriler günümüzde öğrenilmesi gereken hayatî beceriler hâline geldi. Kendimizden başlayarak çevremizdeki tüm insanları siber zorbalıktan ve dijital bağımlılıklardan korumalıyız. Kitaptan bazı alıntılar: - "Zihnimiz mutluluğa alıştırıldığında bir canavar gibi onu aramaya başlar." (s. 29) - "Bir şey ne kadar çekici ve büyüleyiciyse bağımlılık açısından da o kadar risklidir." (s. 33) - "… oyun oynayanların beyinlerinde aktive olan yer, madde bağımlılarının madde kullandığında aktive olan yer ile aynı." (s. 45) - "... 'ideal ben' peşinde koşan insanoğlu için bunun en rahat ifade edilebileceği yer, sosyal medya." (s. 66) - "Zira saygınlık, popüler olmaktan daha iyidir." (s. 78) - "... hayatın nihaî amacı mutluluk değildir." (s. 85) - "Beni sosyal medya var etmedi, onunla da yok olmayacağım." (s. 93)
Psikoloji
Çocukları Sanal Dünyada(n) Koruma KılavuzuMehmet Şakiroğlu · Hayy Kitap · 2018128 okunma