Silo-Hugh Howey
10/10
·558 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:58
"Kader bazen bizi istemediğimiz yerlere götürebilir,ancak sonrasında eylemlerimizi kontrol edemez." "Ya sana bütün dünyada yalnızca elli silo olduğunu ve bizim de o dünyanın mini minnacık bir parçasında bulunduğumuzu söylesem?" Wool serisinin ilk kitabı Silo,zehirli atmosfer ve kum fırtınaları yüzünden insanlar artık Dünya'nın yeryüzünde yaşayamıyor. Onun yerine yeraltına yaptıkları,yüzlerce kat derinliklere uzanan büyük bir siloda yaşıyor. Yetkililerin bulunduğu En-Tepe hariç dış dünyayı görebilecekleri bir yer yok. Silo da yaşayan insanların antlaşmaya uygun olarak belirli kurallara uymak zorundalar. Eğer kurallara uymazlarsa dış dünyaya temizliğe gonderiliyorlar. Tecrübeli Şerif Holston siloda çignenmemesi gereken en büyük kuralı çiğniyor ve dışarı çıkmaktan söz ediyor. Holston'un yerine şerif adayı olarak gösterilen Mekanik mühendisi Juliette oluyor. Tabi işler bu karardan sonra çok değişiyor. Ben yıllar önce bu serinin önce dizisini izlemiştim ve bayılmıştım. Daha sonra kitabında da aynı duyguları mi hissedeceğimi merak ederek serinin bütün kitaplarıni aldım. Ve iyi ki okumuşum bu kitabı. Yazarın kalemini ilk defa okudum ve bu güzel kurguyu akıcı bir şekilde yazmış. Bazı yerlerinde olaylar yavaş işlenmiş ama konunun gidişatına çok uyan bir akış olmuş. Kitap bilimkurgu ve distopya türünde çok güzel yazılmış. Bazı sırların açığa çıkmaması için kimlerin feda edildiğini,insanlardan saklanan gerçekleri ve geçmişte neler yaşandığını okuyoruz. Juliette karakterini genel olarak sevdim. Hayatta kalmak için o çabaladığı yerleri okumak çok heyecanlıydı. Bernard karakterinden ise bu kitapta nefret ettim . Sırf kendi doğrularını korumak için bir sürü insanın hayatıyla oynamış. Kitabın dördüncü ve beşinci bölümü temponun daha yüksek olduğu kısımlardı. Serinin ikinci kitabını
1000Kitap
SiloHugh Howey · İthaki Yayınları · 2020872 okunma
Peki biz kimiz?
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Harika bir kurguyu 1907 yılı gibi Amerikan halkı için zorlu dönemlerden biri olan yıllarda evrim üzerine yapılan çalışmaların aşırı yaygın olmadığı böylesi bir dönemde evrim hakkında okumalar yapıp hazırlamış. Kitap gayet basit bir akış içerisinde kısaca özetlenebilecek olaylar üzerinden ilerlemekte. Ancak bu basitlik zaten çok öncelerden atalarımızın basit ve hayatta kalma üzerine kurulu yaşamına güzel bir örnek olmuş. Akış içerisinde sıkıcı bir bölüm olmadı. Kızılgöz gibi karakterlerin hala aramızda olması ise biraz moral bozucu.
Alter Ego
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 156. kitabı
𝐁𝐢𝐫 𝐃𝐞𝐦𝐞𝐭 𝐒𝐞𝐯𝐠𝐢 Herkese Selamlar... Sizlere çok sevdiğim kalemden yepyeni bir kitap ile geldim. Öcelikle kapağına bayıldım. Bu soft renkler ve bu tasarım gerçekten şahane olmuş. Yazarın kalemine aşinayım o duruluk, o anlatım ve o akış gerçekten her zaman beni mutlu ediyor. Ama diğer kitaplarına nazaran bu kitapta duyguları ne yazık ki alamadım. Hızlı ilerleyen bir akış vardı ve karakterler başladıkları gibi değildi. Olaylar çok çabuk gelişti ve nasıl olduğunu anlayamadan sonlandı. Diğer yandan alt tema olarak harikaydı. Hayallerinden vazgeçmeyen bir kadın, sadece doğurmak ile anne okunmayacağını gösteren bir kadın vardı. Nahif ve içimize bir iz bırakacak duru bir hikayeydi. Demet ve Ömer Demet annesi öldükten sonra okulu bırakıp babasına bakmak zorunda kalır. Babası ise eşinin vefatından sonra kendini alkole verip kızına eziyet eder (nedense o baba sonradan bir değişti. Sanki onu zorla çalıştırıp parasını alkole yatıran o değil, arkadaşlarını eve çağırıp kızını tedirgin eden o değil, abisinin oğlu ile evlendirmek isteyen o değil gibi) Demet iş yerinde rahatsizlaninca işten çıkarılır. O akşam babası ile amcasının oğlu ile evelenmesi üstüne yaptığı tartışma ile komşusuna kaçar. Allah'ın hikmeti nasibi ayağına gelir. Komşunun abisinin oğlu evlenmek ister sizi tanıştırayım der. Demet ise kabul eder ve ertesi akşam için karar verirler. Ömer eşi tarafından aldatılan bir askerdir. Beş yaşındaki oğluna eziyet eden ve acımadan sokaklarda bekletilirken o vatanı koruma görevindedir. Bir görev dönüşü ise acı gerçek ile yüzleşir. Annesi bu acıdan felç geçirir (ona da bir ayar oldum başta nasıldı sonra kızı istemede nasıl, kitap biterken nasıldı neyse insanlar değişir diyorum) Oğlu ile yepyeni bir hayat kurmak ister. O gece evde olan amca oğlundan kaçan Demet nasıl olduğunu
Bir Demet SevgiMelek Kaş · Efsus Yayınları · 2024130 okunma
6/10
·176 syf.··
2026 93. kitabı
Yine aşırı iyi bir seri kitap potansiyeli hiç edilmiş. Yazar sanki bitirmek için hikayeyi yazmış gibi. Klasik bir distopya gibi hissettiren ama okudukça konseptin tadını sevdiren bir roman olmasına rağmen yazarın gereksiz aceleci tavrı ve olayları sindirmeye vakit bırakmak yerine birbirinden kopuk denemeler yazıyormuş gibi üslubu biraz canımdan bezdirdi. ---SPOILERS--- Dünyada yüz kızartıcı suçlar işlemiş her vatandaşın istisnasız Omega isimli yalnız kendi türünden insanlarla iletişimde olabilecekleri, kendi hukuk sistemi, düzeni, sosyal interaksiyonları, yasaları bulunan bir gezegene hafızaları silinerek aktarılmaları konusu çok ilgi çekiciydi. Yazar bir harika yaratabilirdi, hukuk kurallarını genişçe işleyip karakterlere ve geçmişlere önem vermek yerine bazı stereotip karakterler yaratıp hızlı hızlı anlatayım da bitsin dediği için hiç etti bence potansiyeli. Yasa çiğnemenin eğer paçayı kurtarabilirsen takdirle karşılandığı bir distopyada pek çok senaryo yazılabilirdi, aşırı hızlı aktı ama iyi anlamda değil, bazı şeylerin altı boş kaldı. Bu gezegende 3 yıl kalabilirsiniz en fazla denmişti, o ne içindi öğrenemedik. Dünyaya döndükten sonra dünyadaki düzeni anlattığı kısım çok yetersizdi, hiçbir şey öğrenemedik. Diğer kurguların aksine alt ve üst sınıf ayrımının uçuruma vardığı bir düzen yerine alt ve üst sınıfın yok oluşu ve herkesin orta sınıfa mensup oluşuna değinmesi güzel ve ilgi çekiciydi ama yine de orta sınıfı dahi orta-üst, orta-alt şeklinde ayırmaya engel olamamış insanlar, ki bence bu da epey makuldü. Diğer bir konu ise çocukların zihnine daha çocukken yerleştirilmiş bazı dogmalarla bir toplumu nasıl esir edebileceğiniz gerçeği de çarpıcıydı. Dediğim gibi, potansiyel hiç edildi gibi geldi akış hızından dolayı ama yine de okuması keyifliydi.
1000Kitap
Mevki UygarlığıRobert Sheckley · İthaki Yayınları · 2021826 okunma
Bu Hikaye Senden Uzun Osman/Aylin Balboa
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:31
Aylin BALBOA ile tanışmama vesile olan kitap. En baştan şunu söyleyebilirim günlük hayat eseri fakat aşırı akıcı. Bazı insanların kafa sesi vardır, benim çocukluğumdan beri var. Hatta bazen sessiz düşünüp konuşup, sesli bir biçimde cevap veririm. Bu bir toplantının ortası da olabilir bir yemek masası da.. Kitabı okurken de sürekli konuştum kendimle, aklımda sürekli yasın evreleri dolanıp durdu. Acaba şu anda kaçıncı evredesiniz diye? Çünkü bence acı illaki ölümden gelmiyor. Kitap aslında bilgi akış tekniği ile yazılmış gibi ama değil gibi de. Aylin BALBOA ne yaşadı ve neden yazdı diye düşünüp durdum. Ne yaşadığımdan çok onun ne yaşadığını merak ettim. nedense. Dengeyi duygusallık ve mizahla birlikte kurmuş. Okumayı planlayanlar için şimdiden keyifli okumalar. Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:27
Bir beyefendi, bir hanımefendi ve bir hizmetçinin gözünden aşkı romantikleştirmeden aynı zaman diliminin farklı insanlar tarafından nasıl bambaşka yaşanabildiğini ve karakterlerin hem kendilerine hem de birbirlerine dair kurdukları yanılsamalara tanıklık ediyoruz. ...... Yazarın okuduğum ikinci romanı ve yine hayran kaldım. Çünkü roman boyunca hiçbir konu ya da duygu havada kalmıyor; her şey neden-sonuç ilişkisi içerisinde, büyük bir ustalıkla anlatılıyor. Olaylar klasik ve tahmin edilebilir bir akış izlemiyor. Zaten romanı elinizden bırakmamanızın sebebi de bu. ...... Márai, hisleri ve suskunlukları, hatta ses tonundaki en küçük imaları bile öylesine net ve eksiksiz ifade edip kelmelere döküyor ki yalnızca karakterlerin duygularını hissetmiyor, bunu nasıl anlamlandırdı diye hayretler içinde okuyorsunuz. Gerçekçi bakış açısı, örneklemeleri ile ustaca yaptığı benzetmeler sayesinde romandan kopmadan farklı konular üzerine düşünüp bilgi sahibi de oluyorsunuz. ...... Romanın sonunu tahmin ettiğinizi düşündüğünüz anda aslında hiçte öyle olmaması şaşırtıyor. Sürükleyici, düşündüren ve akıcı bir aşk romanından çok insanın ruhuyla ilgilenen dünyayla irtibatı koparıp zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız, kurgudan ziyade gerçekçi ve sarsıcı bir eser okumak isteyenler şans verebilir ama bence Sandor Marai herkesin kitaplığında olması gereken bir yazar. #sandormarai #sándormárai #işinaslıjuditvesonrası
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,454 okunma