(...) “Sarı, siyah, siyah, sarı, bazan da yeşilimtrak steplerde bir akış… Burası birkaç mankafa puttan başka hiçbir ruh tasası çekmiyen, beş hasse plânında yaşıyan ve mâbudunu bu plânda anlayan, atların cidago kemiklerine mıhlı, önlerine ne çıkarsa yakıp yıkıcı çiğ adamların vatanı… Turan…
Bu madde adamlar bir gün en büyük mânaya kavuşacağından, Allah’ın Birliğine ve Resûlünün doğruluğuna inanır inanmaz atlarından inip büyük kubbeler altında toplanacağından, siteler ve imparatorluklar kuracağından, "Allah" kelimesini bayraklaştıracağından ve İslâm’ın kılıcını ışıldatacağından o ânda nasıl haber sahibi olabilir? İslâm onların taştan madenini, bir üfleyişte elmasa çevirecektir.”
Sayfa 46 - 47 BÜYÜK DOĞU Yayınları