Ali Osman Akış

Ali Osman Akış
@akisosman
Yüksek lisans
Muş alparslan Üniversitesi
5 Aralık 1990
24 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Mektuplar çoktan sustu sanılıyor; oysa yalnızca kabuk değiştirdiler. Zarfın yerini ekran, mürekkebin yerini titreşen bir imleç aldı. Biz hâlâ aynı ritüeli sürdürüyoruz: yazıp silmek, gönderip pişman olmak, bir “görüldü”nün soğuk ışığında asılı kalmak. Zaman hızlandı, insanın içindeki tereddüt yerinde saydı. Darian Leader’ın mektuplara dair söylediği şey bugün mesajlarda yankılanır: İnsan aslında sözü karşıya değil, kendi içine yazar. Göndermemek susmak değildir; duygunun içerde tamamlanmasına izin vermektir. Bu yüzden taslaklar, modern çağın çekmeceleridir; kimsenin açmadığı, herkesin bir şeyler sakladığı. Kadın da erkek de aynı eşiğin önünde durur artık: “Gönderirsem yanlış anlaşılır.” “Görür de cevap vermez.” “Ya umursamazsa?” “Ya hiç okumadan geçerse?” Bu soruların gölgesinde cümleler yarım kalır; yarım kalan her cümle, sahibine geri döner ve orada büyür. “Seen”, çağın en hızlı reddidir: tek kelimelik bir sessizlik. İki cins de aynı yarayı taşır—yanlış anlaşılma korkusu, görünmezlik hissi, yok sayılma endişesi. Ve buna rağmen herkes birbirini anladığını sanır. Bugün bir mesajı göndermemek zayıflık değil, bir tür sezgidir. Çünkü herkes duygu taşıyacak kadar geniş değildir; bazı cümleler karşıya değil, içerideki daralmaya yazılır. Gitmeyen mesajların çoğu, aslında çoktan varacağı yere varmıştır: yazanın içine. Bu satırları bir “yorum” sanıp da yüzeyinde gezinenlere küçük bir ikaz: Metni değil, kendinizi okuyun. Çünkü kelimeler herkese görünür; anlam ise yalnızca hazır olana. Gönderilmeyen mesajlara üzülmeyin—okuyanların çoğu, gönderileni bile anlamıyor.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ali Osman Akış

, bir kitap okudu
Puan vermedi·139 syf.·
2026 1. kitabı
Bir otobüse binesim var, bir çantaya sıkıştırıp tüm kırılganlıklarımı, camdan sessiz ama gürültülü bir şekilde küfür edesim var. Bu gökyüzüne son defa bakasım, başka bir yolcuya içerden içerden gülesim var. Nereye varacağımı bilmeden varacağım yerde birinin beni bekliyor olmasını divane gibi isteyesim var.
Bir karınca geçiyor yüreğimden, her adımı bir hatıra — ama nereye gitse, aynı fesleğen kokusuna düşüyor. Mum alevi titriyor penceremde, çay buharı duvara sürünüyor. Sanki vakit, bir pervazdan aşağıya düşmüş de bir daha doğrulamıyor.
Şiir
Sessiz Kalmakta Bir Dua
Belki de insan, kök salmamakta bulur huzuru; bir yere ait olma telaşını bırakıp, rüzgârın götürdüğü yöne akmakta. Bazı şehirlerin sessizliği bile insanın içine sızar, bazı kalabalıklar ise kalbi üşütür. O yüzden bazen bir vedadır en doğru dua. Sırtında hafif bir yük, gönlünde azıcık umutla yola düşmek… Çünkü yürümek, bazen kalmaktan daha sadıktır hayata. Ve belki de asıl yakınlık, kelimelere hiç ihtiyaç duymadan birbirini anlayabilmektir. Her şeyi sormayan ama her duyguyu hisseden insanların yanında insan kendini eksiksiz hisseder. Sessizliğin içinden bile muhabbet filizlenir; çünkü hakiki dostluk, söze değil, ruha dayanır.
1000Kitap