Güzelliği sadece aynada arayanlar, aslında kendi çirkinliklerinin yankısını dinlerler. Tenin pürüzsüzlüğü, kalbin pürüzlerini örtemez; makyaj, vicdanın eksik tonlarını tamamlayamaz. Estetik bir kabuğa sığınanların sevgisi, ilk kırışıkta dökülür, ilk solgunlukta kaçar.
Oysa sadakat, yüzün simetrisinde değil; yüreğin sabrında şekillenir. Aşk, cilalı bir görüntü değil; iki eksikliğin birbirinde sükûnet bulmasıdır. Göz kamaştıran değil, gözleri dinlendiren bir ruhta başlar gerçek sevgi. Çünkü zaman güzelliği yontar, ama samimiyeti asla.