"Herkes seçim yapar ve bedelini öderdi. Bir çocuk yola çıkan topunu almak için yola ilerlemeyi seçerdi. Amacı masumdu ama sonucu, acıydı. Yolda hızla gelen araba ona çarpar ve metrelerce sürüklerdi. Belki de çocuğun en son düşündüğü şey topunu hâlâ alamadığıydı."
- "Sen, seni yakıp kül edecek bir aşk istiyorsun Masal. Normal tanışmalarda gözün yok. 'Seni seviyorum'ları önemsemiyorsun aslında. Herkesin bildiği sevgi sözcüklerini istemiyorsun.
Sen herkesin olduğu bir salonda sahnede oyun sergilemek istemiyorsun. Herkes karanlık salonda oyunu izlerken sen arkada ışıklar saçarak kendi oyununu yaşamak istiyorsun. Sen ne Mert'i ne de Atalay'ı istiyorsun. Sen bu
oyunda kendin gibi normalle yetinmeyen birisini istiyorsun. Yanmayı göze aldığınız bir aşk istiyorsun."
- Bu sensin, diye düşünsem de bunları neden anlatıyorsun?" dedim.
- "Çünkü bu bizim hikâyemiz."