Eski şapkalarımız, ayakkabılarımız, elbiselerimiz gün geçtikçe bizden bir parça olmazlar mı? Onlar sık sık değiştirmek isteyişimiz de bu yüzden değil midir? Yeni bir elbise giyen adam az cok benliğinin dışına çıkmışs benzer:
Kendinden uzaklaşmak, ona bir değişikliğin arasından bakmak ihtiyaci, yahut "Ben artik bir baskasiyim!" divebilmek saadet.
Sahibinin en mahrem dostu olan, bileğinde nabzının atışına arkadaşlık eden, gögsünün üstünde bütün heyecanları paylaşan, hülâsa onun hararetiyle ısınan ve onu uzviyetinde benimseyen, yahut masasinin üstünde, gün dedigimiz zaman bütününü onunla beraber bütün olup bittisiyle yaşayan saat, ister istemez sahibine temessil eder, onun gibi yaşamağa ve
düşünmeğe alışır.