Kitabi okumaya devam ediyorum su anda-bitireceğim de; ama bu benim için gerçekten zor. Çünkü o kadar iç sıkıcı bir kitapki. Aşırı pesimist. Sürekli gri renkle ilerliyor kitap. Okurken sürekli ara vermek zorunda kalıyorum. Yazarın diğer kitaplarını da okudum. Hatta okurken merakla beklediğim karakterdi Kaplan Giray. Ama en çok sıkıldığım kitap da bu oldu. Çocukluğu kötü anılarla dolu, yaşama küsmüş bir adama daha mutlu ve hayat dolu bir hikaye yazmasını isterdim.
Ek olarak kitaptaki bazi bağlantılar hiç olmamış, yapay geliyor.
Askerlerin bu kadar gözleri dolarak teroristi dinlemesi gerçekçi değil.
Çok tat vermedi maalesef.
Güncelleme; Bu kitapla ilgili incelemeleri okurken sonuyla ilgili de pek çok olumsuz yorum okumuştum; ama henüz o kısma gelmediğim için çok takılmamıştım. Bugün yaptığım bir araştırma sonucu kitabın tek kitap olacağını öğrendim. Şu an -spoiler vermemek için- sonunu paylaşmıyorum ama gerçekten tam bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Hiç yakışmadı.
Akvayı sevmedim.Felah kitaplarını okuyup sevmiştim,ondaki olaylar ve anlatım daha güzeldi.Akva’dan Felah’taki karakter Kaplan Giray hakkında olduğu için beklentim vardı,orda anlatılan Aras kod adı üzerine bir şeyler düşünmüştüm.Onun geçmişine dair,acılarına dair ve bugünkü Kaplan Giray olmasına dair ilerleyeceğini sanmıştım ama onlar çok yüzeysel kalmıştı.İkbal karakteri sosyal medyada zaten epey bir konusu olmuştu,ona katılıyorum keşke karakter ismi başka olsaydı.Hadi onu yazar böyle düşünüleceğini düşünmemiştim diye belirtti ama bu kitap bence olmamış.Aras olmasına dair detay okuyamamak,İkballe olan ilişkisi üzerine giden bir konu ve ikbale yaşatılanlar.Konu bana etki etmedi,bitsin artık diye okudum.Beklentimin çok altında bir kitaptı.ikbal kendini şöyle tanımlıyor
“Sıradan bir kızdım. Psikologdum. İnsanlara yardım ediyordum. Danışanlarım vardı.Hayallerim vardı. Her şeyim vardı. Ama yine de bir gün, bir kulaklıkla kulağıma yerleştirilmiş bir kâbusun içine adım attım. Ve oradan çıkamadım.”
bunu da yaptiniz ya yaziklar olsun utanmiyor musunuz katledilmis bi kadini ‘anmak’ adi altinda prim malzemeniz yapmaya? insanliginiz olsun biraz!! aynaya bakacak kadar bile yuzunuz yok!
𝕷𝖊𝖒𝖆𝖓 𝖁𝖊𝖑𝖎 }{ 𝕬𝖐𝖛𝖆
.
.
𝕭𝖆𝖟ı 𝖙𝖆𝖓ış𝖒𝖆𝖑𝖆𝖗 𝖙𝖊𝖘𝖆𝖉ü𝖋 𝖉𝖊ğ𝖎𝖑𝖉𝖎𝖗. 𝕭𝖆𝖟ı 𝖍𝖎𝖐𝖆𝖞𝖊𝖑𝖊𝖗 𝖞𝖆𝖟ı𝖑𝖒𝖆𝖉𝖆𝖓 ö𝖓𝖈𝖊 𝖕𝖑𝖆𝖓𝖑𝖆𝖓ı𝖗 𝖛𝖊 𝖇𝖆𝖟ı 𝖎𝖓𝖘𝖆𝖓𝖑𝖆𝖗 𝖘𝖆𝖉𝖊𝖈𝖊 𝖘𝖊𝖓𝖎 𝖞𝖔𝖐 𝖊𝖙𝖒𝖊𝖐 𝖎ç𝖎𝖓 𝖌𝖎𝖗𝖊𝖗𝖑𝖊𝖗 𝖍𝖆𝖞𝖆𝖙ı𝖓𝖆..
Merhaba bugün sizlere @lemveli kaleminden ve @indigokitap dan #akva paylaşımı ile geldim..
Her şey İkbal ın kardeşinin karşı komşuya taze pişmiş kurabiyelerden ikram etmek istemesiyle başlamıştı.
Bu kadar masum bir ikram bir insanın hayatında ne kadar bir değişiklik yapabilirdi?
O gün tanıştığı Kaplan Giray ile bir kaç gün sonra yaşadığı bir saldırıdan Kaplan Giray'ın yardımı ile kurtulan İkbal, yeni bir kapının eşiğinden geçmişti.
Kaplan Giray bir süre İkbal'i peşindeki saldırgandan korumak için onunla vakit geçirmiş bu arada aralarında bir yakınlık oluşmaya başlamıştı.
Giray, soğukkanlı içine kapanık sırlarla dolu bir adamdı. Ama dış yüzü esprili, spor hocalığı yapan oldukça heybetli yakışıklı bir adamdı.
İkbal ise ailesinin geçimsizlikleri ile huzursuz bir yuva içinde büyümüş şimdi onlardan uzak İstanbul'da psikolog olarak çalışmaytadı. Bir iki arkadaşı ile küçük bir dünyası vardı.
Kaplan Giray ile duygusal bir yakınlık yaşadığı bu dönemde, İkbal çok büyük bir tuzağın içine düştü.
Taksim meydanında üzerinde b*mba yüklü bir yelekle *ntihar b*mbacısı olmasının sebebi neydi?
Ya bir anda karşında beliren sevdiği adamın bir mit ajanı olduğunu öğrenmesi..?
Tüm heyecanı ile tam bir zihin oyunu ve ters köşe hikayesi sizleri bekliyor!!
@indigokitap @lemveli #akva #indigoyayınları
bibliyofil okuur 2025
Akva ~ Leman Veli ~
#alıntı
"Bazen doğru insanı görmek, sadece gözlerle değil, ruhla da bir şeyler hissetmek demektir. Ama işte o zaman, bir tedirginlik, bir çekim başlar. İnsan tanımadıkça tanımak istemediğini de keşfeder. Ve belki de ben, her zaman tanımak istediğimi düşündüğüm şeyleri, aslında tanımaktan korktum."
#okudumbitti #kitapyorumu
Herkese merhaba,
Sıradan bir günde karşı komşusuna kurabiye götürdüğünde hayatının tepetaklak olacağını nereden bilebilirdi ki İkbal?
Kaplan Giray ise karanlık sırlarının ardında, soğuk ve gizemli bakışları ile hem itici hem de kendine çeken bir adam.
İkbal'in kaderini değiştiren şey canından çok sevdiği kardeşi ve sevgilisinin canını korumaktı...
Onlar için kendi hayatından ve hatta belki de yüzlerce insanın hayatına mal olacak bir suikast girişimine körü körüne tamam dedi... Nefes aldığı her an sınandı...
Kaplan Giray ise bu zalimce planlanan suikastın merkezinde sevdiği kadını gördüğünde neye uğradığını şaşırdı.
İkbal'i kurtarmak ve geçmişinin karanlık sırlarıyla yüzleşmek arasında kaldı.
İkbal sustukça Kaplan Giray ona 'konuş' diye haykırdı.
Aralarındaki bağ ne olursa olsun her şeye rağmen daha da güçleniyordu..
İkbal kendine geldikçe ve kabuğunu kırdıkça, Kaplan Giray'ın çatlakları da gün yüzüne çıkar oldu.
Her satır birbirinden heyecanlı ve gizemlerle dolu, her olay birbiriyle bağlantılı ve bolca ters köşeli nefes kesici ve yürek burkan bir yolculuktu.
Asla beklemediğim sonla yıkılsam da bunun bir kurgu olduğunu bir kez daha kendime hatırlattım ama bu beklenmedik son benim için çok sarsıcıydı. Bir şansı hak ediyor...
Merhabalar ben Sülde. Bugün Hainin Mührü serisinin ilk kitabı Kayıp Liman'ın incelemesini yapacağım. Okumayı düşünen insanlar için öncelikle SPOİLER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içermeyen minik bir yazı yazıp sonra SPOİLER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içeren uzuuun bir inceleme yazacağım.
Kitabı yaklaşık İKİ SAAT BOYUNCA övdüğüm videoma ulaşmak için linke tıklayanız: youtube.com/watch?v=jN35wub...
(Ayrıca kanalımda beğenmediğim kitapları da saatlerce eleştiriyorum, daha fazla içerik için kanala göz atmayı unutmayın!
Kanal adım: benSülde)
Öhöm, başlayalım.
SPOİLERSIZ a.k.a SÜRPRİZ BOZANSIZ
Bu kitap ihtiyacınız olan her şeyi karşılıyor. Betimleme? Tamam. Dünya kurma? Tamam. Karakter oluşturma? Tamam. Kurgu oluşturma? Tamam. HER ŞEY AMA HER ŞEY BURADA MEVCUT. Karakterler, karakterlere verilen görevler, karakterlerin ihtirasları, kötü özellikleri, amaçları, zayıflıkları, karakterlerin HER ŞEYİ öyle yerinde ki kitabı okurken kendimi arındırılmış gibi hissettim. Sanki peder beni aldı kutsal suya batırdı da yeni bir hayata başladım. (Şaka yapmıyorum.) Bildiğimiz dünya (kitapta Birinci Dünya olarak geçiyor) sular altında kaldıktan sonra oluşan İkinci Dünya'da geçen kitapta insanların yaşadığı üç yer var: Ark Ulusu'nun konduğu ve kimseyle paylaşmadığı takımadalar (üç ada), Kaya Şehirleri (kitabın mazlumlarının yaşam mücadelesi verdiği kara parçaları) ve Gezginlerin yaşadığı (korsanlar) Gezgin Şehir. Kitabımız ve üç farklı yerden gelme beş ana karakterimizin söylenenin aksine bir toprak parçası daha olduğu ve oranın bolluk bereket içerisinde olduğunu öğrenip oraya gitmeye karar vermesini konu alıyor. Ana karakterlerimiz Lunulata, Arm, Beau, Dante ve Hodbin birbirlerine asla güvenmiyor, birbirlerini tanımıyor (Arm ve Lunu hariç) ve bu yolculuk boyunca bunun ceremesini de sık