Ah bu nefes
Bu koku
Bu bir enfes
Tek tek ince ince
Siyah yere düşünce
Gerçekler fikrimce
Akar gözlerimde
İnce ince
Zaman deyince
Aklımda gerçekler zikredince
İnce ince büyüyünce bebeklerin
Ince ince sürülünce meleklerin
Gözden yere serilince mürekkebin
Fark edince
İnce
İnce
İnce
E. K.
Hakka tapan haksız
Kaç saat uğraştın be imansız
Gözleri perdelenmiş arzularıyla
Kabullenmez yansımadaki farz-ı mahlukuyla
Gir içeri çık duadan be fail-i mechul insan
Dilim yerin dibinde
Sende sevmezsin söyleşimi belki de
Hak hukuk değil dengide
Sıksın suyunu dünya
Alsın ahımı bir rûya
Dönmez devran buradan geri amâ
Gün vahşet dil dehşet
şuuru buhardan bir kasvet
Kaygan bir köpük akar damla damla yere
bulanık bir gerçek
zihninde tekrar edecek
Ey farkındalık
beş durak ayân
Yaz gözünle beyân
Venüs
Ak deli
Al belli
Kimse sevmesin seni
Mürebbiye: “İlahi adaletin pek sabırsızca hükmünü gerçekleştirdiği bir konakta bulunuyoruz; Camille Flammarion’un Bilinmeyen Doğal Kuvvetler adındaki kitabına mükemmelen eklenecek rüyalar, görünüşler arasında yaşıyoruz,” diye şaşkınlığını açıkladı.
Nevnihal Kalfa:“Hanımefendi de bir köylü çocuğu da Allah’ın kuludur, hangisinin daha kıymetli olduğunu yalnız o bilir,” diyerek ağladı.
Suat Paşa konağında, fino köpeği kadar olsun bir yer tutamadığı gibi, sütninenin harap köyünün mezarlığında da bir buçuk arşınlık bir yer bile işgal edemeyen Küçük Paşa; kendisini konağından müebbet sürgünle uzaklaştıran Naime Hanım’ın hudutsuz kibir ve gururuna varıncaya kadar bütün kötü duygularından arınan ve aklın algıladığı acılardan külliyen sıyrılan zihninde, açık lepiska saçların bir altın taç gibi taçlandırdığı başın içinde, o benzeri zor bulunur narin vücudunun cinnet serbestliğiyle cennet âlemine dönen yönetim merkezinde, öldükten sonra hayalini gömerek öcünü aldı…