fatma bedirhanoglu

Vahşi yuvaya geri dönmenin mucizesi ve acısı şu olguda yatar: urayabiliriz, ama kalamayız. En derinlerdeki ev ne kadar güzel hayal edilirse edilsin, suyun altında sonsuza kadar kalamayız, yüzeye tekrar çıkmamız gerekir.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öteki masallarda ("Uyuyan Güzel" gibi) uyuyan genç kadın uyanır, prens tarafından öpüldüğü için değil, zamanı geldiği için... yüzyıllık lanet bitmiştir ve onun uyanma zamanıdır. Kulenin çevresindeki diken ormanı devrilir, kahraman üstün olduğu için değil, lanet bittiği için ve zamanı geldiği için... Masallar bize durmadan şunu öğretir: Zamanı geldiğinde, zamanıdır.
Alıntı
Kaçıp kovalama evresi, sevgililerin, sevgiye ait Hayat/Ölüm/Hayat döngüleri karşısında hissettikleri korkularını akılcı hale getirmeye çalıştıkları zamandır. Şöyle derler: "Başka biriyle daha iyi yapabilirim", "(boşluğu doldurun) ... mden vazgeçmek istemiyorum", "Hayatımı deslunek isterhiyorum" "Yaralarımla veya başka birinin yaralana karşılaşmak istemiyorum”, “Henüz hazır değilim” ya da “Bundan sonra neye benzeyeceğini veya nasıl hissedeceğimi bütün ayrıntılarıyla bilmeden dönüşmek istemiyorum.
Alıntı
Kimi zaman toplum, çabaları bütünlüklü bir eser meydana getirsin diye kadını "aziz" olmaya, aydınlanmış olmaya, siyaseten doğru olmaya, tertipli düzenli olmaya" zorlar. Eğer toplumun önünde eğilir ve uyum göstermeye dönük anlamsız baskılarına razı olursak, dışlanmaktan kurtuluruz, ama aynı zamanda vahşi hayatımıza da ihanet edip onu tehlikeye atmış oluruz.
Pek çok modern kadın için en korkutucusu, karanlıkta ruh derisini aramaya gitmek değildir. Çok daha zor ve katlanılması güç olan, suya dalmaktır, gerçekten eve geri dönmektir ve özellikle de gerçekten veda etmektir. Kadınlar her ne kadar kendilerine geri dönseler, ruh derilerini giyinseler, yavaşça örtseler ve gitmeye tamamen hazır olsalar da, gitmek zordur; çok ilgilendiğimiz şeyleri bırakmak, devretmek, bütünüyle terk etmek, gerçekten, ama gerçekten zordur.
Sayfa 309·Kitabı okudu
Alıntı