Bahar

üzüntüsünde bir çeşit ikiyüzlülük de vardı.(…) Çok büyük bir ihanetti bu, aklının tasvip etmediği şeyleri ağzının seslendirmesi yani.
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Annesi, kaybı yüzünden dalgın görünüyordu, sanki hastalığı ona unuttuğu bir şeyi hatırlatmaya gelmişti. Gözlerine şu ifadeyi yerleştirmişti hastalık: Ha, unutmuşum. Nasıl unutabildim bunu ben? Öyle kibar biriydi ki.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
O ince ayarcı, bense kaosun ta kendisiyim.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
Persephone, Hades tarafından cehenneme sürüklendikten sonra, Persephone’nin annesi dünyayı ilk kış mevsimine sokuvermiş. Bundan önce bütün mevsimler aynı anda yaşanırmış; yani bu şiir, tuhaftır ki, bugünlerin havası hakkında olabilir. birlikte açar gül ile çiğdem kardelen ile aster, zambak ile hezaren; her mevsim her daim: dut, yaprak ve tomurcuk doluydu dallar annesinin kederinden kışı yaratmadan önce.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Titrek, yorgun ama hep tetikte olan siyah gözbebekleri. Bu bakışların ardında, korku ve saldırganlık bir çatışma halindeydi. Bu gözler size bakmıyordu. Kaçıyordu. Ürkmüş bir halde, kendi şiddetini hayranlıkla seyrediyordu. Kafasının içinde dolanan, debelenen, uluyan öldürme çılgınlığını… Vahşi bir çocuk… Bir orman çocuğu. İnsanların aldığı eğitimden yararlanamamış bir çocuk… Doğanın şiddetinin kölesi haline gelmiş bir yaratık…