İnsanlar geldiler gittiler, nesneler belirip yok oldular. Akıntıya kapılmıştım ben de öbürleri gibi, açıklanması mümkün olmasa bile doğal geliyordu. Okumaya başlamıştım, çok okuyordum. İçe doğru dönüyor, içime kapanıyordum, geceleri çiçeklerin kapandığı gibi.
"Benim hayatım çoktan ölmüştü ama yine de onu yaşamam gerekiyordu. Başkaları bir silah ya da zehirle öldürür kendini, ben dakikalar ve saatlerle intihar ediyordum."
Eğer düşüncelerini düzene koyabiliyorsan ve sanata dönüştürebiliyorsan, ne ala: eğer günlük hayatın mecburiyetleri ve sevecen örnekleri ile yaşayabiliyorsan ne ala. Ama o marazi kendini sorgulama alışkanlığına kapılma. Bir kadının iyi iş çıkartmasına ya da faydalı bir hayat sürmesine daha fazla engel olan bir şey yoktur.