Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Mayıs 2014
Yayınevi:
Maya Kitap
Orijinal Adı:
L'Enfer
ISBN:
9786055675899
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Arka Kapak Yazısı ile İhtilafa Düştüm
Puan vermedi·272 syf.·
2021 84. kitabı
DİPÇE : Otuz yaşında olduğunu öğrendiğimiz anlatıcı bir bankada çalışmak üzere  taşradan Paris'e taşınır ve Lemercier adlı bir aile pansiyonuna yerleşir.Bir süre sonra kaldığı odanın yan odaya bitişik duvarında bir açıklık fark eder ve bu andan sonra odaya gelen pansiyonerleri gözetlemeye başlar. Aynı kişilerle zaman zaman pansiyonun yemek salonunda da karşılaşır ve insanların yalnız kaldığı anlar ile toplum içindeki tavırları  arasındaki o derin uçurumu, o örtülü tavırları görür. Hem bu iki hatta çok yüzlü tavırlara şahit oluşu hem odayı gözetleme dürtüsünün önüne geçemeyişi anlatıcıyı yavaş yavaş dış dünyadan koparır. Artık tüm hayatı odaya gelenlerin hikayelerine oradaki yalın hallerine bağımlı bir ortaklığa dönüşmeye başlar. Bu durum anlatıcıda insanlara karşı güvensizliğe ve derin bir yalnızlığa yol açar. Çünkü insan tam anlamıyla hayatın içindeyken onu görmez ve hakkında hiçbir şey bilmez bir aşırı uçtan öbürüne körlemesine geçer dolayısıyla bu üstten röntgenci  bakış hem anlatıcı hem okur üzerinde derin izler bırakır. Bir süre sonra okurun da üzerine odadan gelip geçenlerin;  ihanetleri, aşkları, yalanları birlikteyken bütünleşemeyen çiftlerin yalnızlıkları, doğumun lekesi, hastanın çilesi, ölümün korkusu sinmeye başlar. Bu kadar gerçekliğe sahip olmak bireyi derin bir sorgulamaya iter. Anlatıcı ,kaderlerine hayal meyal tanık olduğu insanların dudaklarından hangi sözcükler dökülürse dökülsün, aslında yüreklerinde "derinliklerden" manasina gelen  "de profundis" sözcüğünü daha doğrusu çığlığını yakalar. İncil mezmurlarında  geçen bu kavram insanın görünmeyen tarafıdır. Bu sözcük aynı zamanda  Oscar Wilde'nin De Profundis eserine nazik bir göndermedir. Sonsuz uçurumun dibinde ellerini ışığa uzatan bu çağrı, saklı gerçeğin ,saklı bir gerçeğe doğru bu çabasıdır. O
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
#1001kitap~~~
9/10
·272 syf.··
2020 289. kitabı
Fransız romancı, şair, gazeteci ve komünist olan Henri Barbusse eserleri üzerinde otobiyografik öğeler kullanan, orduya da katılıp akciğer hastalığı yüzünden bırakan, Stalin hayranıdır ve Stalin'in hayatını yazarken akciğer rahatsızlığından dolayı ölmüştür... 1çok felsefi düşüncelerle dolu sarsıcı 1eser olan "Cehennem", bireyin kendi aklı dışındaki bilginin elde edilemez olduğu fikrini savunan, dış dünyanın ve diğer insanların varlığından asla emin olunamayacağı düşüncesinden yola çıkarak 1adamın kendisiy­le mücadelesine dair büyüleyici 1kitap bence... ~...İnsanları sevdiğim için değil. Zaten insanları sevdiğimiz doğru değil. Hiç kimse insanları sevmedi, sevmiyor ve sevmeyecek de. Kendim için, sadece kendim için 1 çeşit ölüm gibi, duyguların, huzurun, hatta hayatın üzerinde olan bu eksiksiz gerçeğe ulaşmaya ve ona sahip olmaya çalışıyorum. Ondan 1yön, 1inanç almak istiyorum. Onu kendi yararıma kullanmak istiyorum...~ Kitabın konusu odasından 1 delikten diğer yan odayı  inceleyebileceği 1 görüş alanına sahip olan isimsiz 1 adamın izlediklerinden şekillenen (asla rotgencilik olmayan bu durum) dini, inancı, sevgiyi, ölümü, doğumu ve hatta yasak ilişkileri gözetlediği anlardır ki (dogum kismi beni çok etkiledi) artık herşeyi, hayatı delikten izlemek olmaya başlamıştı, gözetlemedigi an ya da odaya kimse gelmediği anlar boşluktaymış hissine kapılıyordu... ~...Hayatın sırrını bilmek isterdim. İnsanlar gördüm, topluluklar, eylemler, yüzler. Alacakaranlığın içinde parlayan kuyular kadar derin, ürkek gözler gördüm. Zafer sevinci içinde " Ben diğerlerinden daha duyarlıyım!" diyen dudaklar gördüm. İnsanın aşk için ve kendini ifade etmek için verdiği mücadeleyi gördüm. Solgun yüzler, ağlamaktan kızarmış gözler gördüm...~ İsimsiz 1adam Paris'te 1otelde ve hiçkimseyle hiç1bağı
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
10/10
·272 syf.··
2016 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2016 09:15
Bazı kitaplar vardır, insanı dinlendirir. Bazı kitaplar vardır, size yalnız olmadığınızı hissettirir. Bu kitap böyle bir kitaptı. Otel odasının duvarındaki bir delikten tüm hayatı izleyen ve kendi hayatını unutan bir adam. Çok önemli çıkarımlar, hayatla ilgili çok derin cümleler var kitapta. Böyle büyük bir sosyal platformda, kitabın bu kadar az kişi tarafından okunmuş olması üzücü.
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2021 196. kitabı
Cehennem, bireyin aklı dışındaki bilginin elde edilmez olduğu fikrini savunan solipsizm felsefesinin muhteşem bir şekilde incelemesidir Solipsizm, dış dünyanın ve diğer insanların unsurların varlığından asla emim olunamayacağı tahmininde bulunur. "-Dünyada iyiler de digerleri gibi mutsuz dur, hatta onlardan daha da mutsuzdur.. (s:188) Hikaye, odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyebileceği bir manzaraya sahip olan isimsiz bir adamın peşinden şekillenmektir. Sevgiyi, ölümü, yasak ilişkileri ve doğumları gözetler. İnsan deneyimlerinin ve durgularının yabancılığına sinsice şahit olurken tüm gördüklerinin felsefi imalarını gözden geçirir. Bazıları tarafından röntkenciliğin sarsıcı bir çalışması olarak görülür. Cehennem aslında slopsizim felsefesinin derin incelemesidir.. Elimizde çok farklı bir kıtap. Düşüncesi, Hayata karşı bakısı, yazım dili Kitabı sizi çekiyor, Sonra nasıl bir kitap dı demekten alamıyor insan kendini, Farkı okuyunca farkedeceksınz Okuyun derim Henri Barbusse
Edebiyat
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
"Evrendeki Herşey Bendir" diyen bir solipsizm yaklaşımı
8/10
·272 syf.··
2020 30. kitabı
Solipsizm bakış açısıyla yazılmış olan bu kitapta odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyen bir adamın hayattaki varoluşunu sorgulaması ve aşka, ilişkilere, ölüme farklı bir bakış açısıyla görmemize yardımcı oluyor. Peki nedir bu solipsizm felsefesi? “Yalnız ben varım, benden başka her şey yalnızca benim tasarımımdır” diyor. Daha anlaşılır biçimde söyleyecek olursak gerçekliği kendinden ibaret görmeye solipsizm diyebiliriz. Bana farklı bir bakış açısıyla yüzleşmemi sağladığı için beğendim. Sizinde içinde kendinize dair bir çok konuda durumlar bulacağınızı söyleyebilirim.
1000Kitap
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2017 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2017 16:15
Yine yıllar önce okumuş olduğum enteresan ve pek bilinmeyen bir kitap. Kitaptaki karakter Solipsist bir kişilik. O halde biraz bu kuramdan bahsedelim. " Solipsizm (ya da tekbencilik), sadece bireysel ‘ben’in varlığını tanıyan aşırı idealizm içeren bir görüştür. Varlığı düşünceye indirgeyen idealizm zorunlu olarak tekbenciliğe varır. Her şey düşüncemizde varsa ve düşüncemizin dışında hiçbir nesnel gerçeklik yoksa, gerçek olan sadece bizim varlığımızdır demekten başka çıkar yol yoktur. İdealizmin bu zorunlu sonucuna göre öteki insanlar da ancak benim düşüncemde vardır.Öyleyse evrende tek gerçek sadece ‘ben’im." Solipsizm sendromu ise, bir psikolojik rahatsızlık olup birey zihninde kendisini Dünya'nın dışında olmadığını hisseder. Devam eden soyutlama dönemleri bireyi bu rahatsızlığa hazırlar. Özellikle, bireyin boşlukta yaşamasının zaman içerisinde uzayan dönemleri gizilgüç gibi nitelenir. "İnsanlar yiyecek ekmek ve yatacak yer buldular mı, düşünmekten kaçınırlar." diyen Voltaire'in bu görüşüne oldukça uygun düşen karakterimiz hiç çıkmadan kaldığı otel odasındaki bir delikten başkalarının hayatını gözlemleyerek çıkarımlarda bulunur. Eh artık kitabı bulup da okursanız ne demek istediğimi sanırım anlarsınız.
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
8/10
·272 syf.··
2020 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 15:08
Fransız yazar Henri Barbusse’ün ilk kitabı olan Cehennem, 1908’de ilk defa okurla buluşmuş ve beklenmedik derece bir satış başarısı yakalamış. Bana katılır mısınız, bilmem lâkin, daima yazarların ilk kitaplarının en önemlisi ve iyisi olduğunu; ilk kitaptan sonrakilerde biraz tekrara düşme, ilkinin başarısına yakalamaya çalışan yazarların maraton koşuşu gibi düşünürüm öteki metinleri. “Cehennem” odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyebileceği bir manzaraya sahip olan isimsiz bir adamın peşinden şekilleniyor. Okuru, bir kapı arkasına asılmış bir askılık gibi, duvardaki delikten öteki hayatların sancılarını, yaşamlarına ortak olmayı ve belki de başkasının dertlerini, sorunlarını dinledikçe, kendi acını unutmaya davet ediyor. Aslında, başkasının acısı demek ne kadar doğru bilemedim şimdi; kim bilir başkalarının hayat sorunları utanç duyuracak dahi olsa, insanlara acı veren kederlerin, senin haz kaynağın olabilme ihtimalini çok güzel yansıtmış. Yazarın ana karaktere hikâyede bahşettiği konum; biz okurlara, bir ressamın tablosunu görmeye gelmesini istediğin yığın kalabalığın gözü gibi düşünebiliriz; Peeping Tom’un gözüyle röntgencilik edebiyatı. Fazlasıyla kişisel -ki kesinlikle onu özel ve güzel kokan tarafı bu- bu metin, genellikle güneşin battığı, karanlığın hakim olduğu kentte anlatılır; Hasta adam ve doktorlar, ölümden söz eden iki sevgili, böcek bilimi hakkındaki sohbet ve Papaz-hasta adam arasındaki bölümler favorim. Barbusse, Maksim Gorki, Lenin, Nurullah Ataç, Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali’nin övgüyle söz ettiği bir isim olduğunu belirtip, Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap’tan biri olduğunun altını çizeyim.
Felsefe
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2020 64. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 01:04
Cehennem, bireyin aklı dışındaki bilginin elde edilmez olduğu fikrini savunan solipsizm felsefesinin muhteşem bir şekilde incelemesidir Solipsizm, dış dünyanın ve diğer insanların unsurların varlığından asla emim olunamayacağı tahmininde bulunur. Hikaye, odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyebileceği bir manzaraya sahip olan isimsiz bir adamın peşinden şekillenmektir. Sevgiyi, ölümü, yasak ilişkileri ve doğumları gözetler. İnsan deneyimlerinin ve durgularının yabancılığına sinsice şahit olurken tüm gördüklerinin felsefi imalarını gözden geçirir. Bazıları tarafından röntkenciliğin sarsıcı bir çalışması olarak görülen Cehennem, aslında solipsizm felsefesinin derin bir incelemesidir.
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
9/10
·272 syf.·
2018 22. kitabı
Son zamanlarda güzel kitaplar okuduğumu düşünüyorum. Ruhuma ve beynime hitap eden kitaplar. İnce ayrıntıların içine girildiği, üstüne düşünülmeye değmez gibi görünenin İyi ifadelerle değerli bir hale geldiği...Bazıları o kadar güzel ki inceleme yazmak; o kitaplara haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bazıları da dürüst olmak gerekirse sığ cümlelerimin içinde ifade etmeye çalışırken kitabın özünden ve kendisinden uzaklaşma korkusundan yazamadığım... Bunlara rağmen soysuz belleğimin unutma akıntısına kendini bırakmaması İçin; artık okuduğum kitaplara dair bir şeyler yazmaya karar verdim çünkü 6 günümün her boş vaktini bu kitaba ayırmışım. O yüzden günlerim kadar içinde ki yazılanlar anlatılmak istenen ve bir çok noktada düşündüğüm ama somutlayamadığım şeyleri bulmak ve bulduklarımın yanına yazarın eklediği detaylar., Son zamanlarda tüm okuduğum kitaplara dediğim şeyi bir parça daha üst seviyede bu kitap içinde söyleyebilirim. Okuduğum iyi kitaplardan birisidir. Bu arada inceleme yazmak benim en zorlandığım eylem. Özellikle çok beğendiğim kitaplar ve filmler İçin bunu söyleyebilirim. Ve maalesef ki.... İnsanlar neden dört duvar arasında olmayı tercih ederler? Çünkü tüm toplumsal statülerden ve yüklediklerinden uzaklaştığı yerdir odaları evleri ve kendilerini gizledikleri mekanları mağaraları... işte yazar tam da bu anlamda tesadüfen ( gözetleyeni yazar olarak kafamda somutladım) yan odanın deliğinden odadaki insanları gözetlemeye başlar. Yazarın bu kitabına dair Röntgenciliğin iyi bir örneği olduğu ifade edilir. Hayat zaten bir röntgenden ibarettir, sosyal medyada, kitaplarda, müziklerde, tiyatroda seyretmek ve gözetlemektir yaptığımız. Okuduğumuz romanda bile karakterleri gözetleriz. tek fark teşhirciyle, röntgencinin danışıklı dönüşümlü bir uyum içinde olması...
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma
8/10
·272 syf.·
2018 19. kitabı
"Yaşama duyduğumuz öfke dışında bir cehennem yok." Kitap felsefi olarak yoğun bir anlatım olan kendi içindeki konuların anlatımıylada insanın bunları düşünmesini sağlayan sağlam bir sürükleyiciliği ve akıcılığı olan güzel bir eser. Solipsizm felsefesinin derin bir incelemesi olduğunu kitabı okudukça kahramanı anlamaya çalıştıkça ben de anladım. Mesala kitaptaki şu cümle "İnsanları sevdiğim için değil.Zaten insanları sevdiğimiz doğru değil.Hiç kimse insanları sevmedi, sevmiyor ve sevmeyecek de.Kendim için, sadece kendim için,bir çeşit ölüm gibi, duyguların, huzurun, hatta hayatın üzerinde olan bu eksiksiz gerçeğe ulaşmaya ve ona sahip olmaya çalışıyorum." Ben merkezli düşüncenin bütününde bütün insanların yaşadığı duyguların yaratığı çaresizliklerin, acıların, mutsuzlukların vb bir sürü sosyolojik duygunun anlatıdığı ya da acığa vurulduğu ve kendisininde bunlar için cevap bekleyen kahramanın yoğun duygu karmaşasının anlatıldığı bir kitap.Bazı noklarda benim daha önce hiç düşünmediğim amaiçimizde var olan ve belki çoğumuzundan içinini kemiren var olmak, ölmek, bir dine ınanmak ve bir şeylere bağlı kalarak başka bütün düşüncelere kendimizi kapatmak gibi gibi bir sürü felsefi düşüncenin incelemesi. Biz yaratılırken bize verilen erdem, inanç ve özgürlük bizim hayatlarımıza etkileri seçimlirimiz ya da seçemediklerimiz.Kalbin ve aklın karşısında durduğu karmaşık duyguların sorgulayıcı ve bunları destekleyici düşüncelerini sağlam bir etkiyle anlatıp okuyanıda kişiyi de düşündüren yoğun bir kitap.Birde kitapta sürekli üzerinde durduğu yalnızlık ve hiçlik var Hepimizin hayatın içinde yalnız ve bir sürü sonra hiç olacığımız ve karanlığın ve yalnızlığın, oldukları yeri ve geçtikleri zamanı sildiği insanlar olduğumuz. İşte yazar bütün bunları felsefi olarak destekleyen
CehennemHenri Barbusse · Maya Kitap · 2014134 okunma

Yazar Hakkında

Henri BarbusseYazar · 4 kitap
Fransız şair, roman ve biyografi ya­zarı. I. Dünya Savaşı anılarını işlediği savaş aleyhtarı romanlarıyla tanınır. 17 Mayıs 1873′de Asnieres’te doğdu. Çocukluğu­nun bir bölümü İngiltere’de geçti. 1914′de 40 yaşını aşmış olmasına ve tüberkülozlu olmasına karşın gönüllü olarak Fransız ordusuna katıldı. Kendi İsteği üzerine cephede görevlendirildi. Savaşlardaki başarı­larından ötürü üç kez kahramanlık nişanı aldı. Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine 1917′de ordudan terhis edildi. Ordudan ayrıldıktan sonra savaş aleyh­tarı olarak birçok uluslararası barış örgütünde çalıştı. 1935′de Üçüncü Enternasyonal’in yedinci kongresine delege olarak katıldı. 30 Ağustos 1935′de son yıllarını geçirdiği SSCB’de zatürreeye yakalanarak öldü. Barbusse edebiyat yaşamına 1895′de yayımlanan Pleureuses (“Ağlayan Kızlar”) adlı şiir kitabıyla başla­dı. Şiirlerinde simgeci bir dil kullanan şair, roman çalışmalarında doğalcı bir anlatım benimsedi. İlk romanı Les Suppliants’ı (“Ricacılar”) 1903′de yazdı. Bunu 1908′de L’Enfer (“Cehennem”) adlı romanı izledi. Barbusse’ün uluslararası bir ün kazanması başyapıtı Le Feu: journal d’une escoude (Ateş) ile oldu. Bu savaş romanında, siperlerdeki Fransız asker­lerinin yaşantılarını bütün ayrıntılarıyla ve gerçekçi bir üslupla anlatır. Savaşı hazırlayanların değil, savaş­tan kazanacak hiçbir şeyi olmayan askerlerin açısın­dan bakarak savaşı eleştirir. Gönüllü olarak savaşa giden bir yazar olarak, savaş aleyhtarı görüşlerini kendi yaşadıklarıyla birleştirerek işlemiştir. 1917′de Goncourt Edebiyat Ödülü’nü alan bu roman, aynı yıl içinde İngilizce’ye çevrilmiş ve ABD’de üst üste yedi kez basılmıştır. Savaşın dehşeti ve yol açtığı yıkıntılar daha sonraki döneminde Barbusse’ü bir bütün olarak toplumu eleştirmeye götürmüş, savaş aleyhtarı çalış­malarını sol siyasal bir tutum içinde sürdürmüştür.