• Ürkmüş tüyler arasından, geceler,
    Manolyalar, telgraflar arasından,
    Güney ve Batı rüzgarları arasından
    uçar gelirsin
    ...
    Pablo Neruda
    Sayfa 59 - Bağlam Yayınları / 6
  • Alberto Rojas Jimenez Uçar Gelir

    ...
    O duvarsız mezarlığın üzerinden.
    Denizcilerin bile irkildiği.
    Ölümünün yağmurları yağarken
    uçar gelirsin

    Parmakuçlarının yağmuru yağarken,
    Kemiklerinin yağmuru yağarken,
    Gülüşün ve iliklerin yağarken,
    uçar gelirsin

    Dönüştüğün çakmaktaşın üzerinden,
    Zamanın altından, çabucak akarak, kışın altından,
    Yüreğin damla damla yağarken,
    uçar gelirsin

    Ah. benim deniz gelinciğim, kandaşım,
    Arılarla bezenmiş gitarcım,
    Saçma düşen kara gölgelerin...
    Her biri yalan uçar gelirsin
    Seni izleyen bütün kuytular yalan.
    Bütün o ölü kırlangıçlar yalan
    O karanlık keder halkası:
    uçar gelirsin

    Valparaiso’dan kara bir rüzgâr eser.
    Kanallarının katranı ve köpüğüyle
    Senin geçtiğin göğü arşınlar,
    uçar gelirsin

    Puslar var ve ölü suyun soğuğu,
    Ve ıslıklar ve aylar ve sabah
    Rüzgârının kokusu ve balık artıkları,
    uçar gelirsin

    Rom da var aramızda, sen, ben ve yasını tutan ruhum
    Ve hiç kimse, hiçbir şey, yalnızca bir merdiven,
    Basamakları kırık ve tek bir şemsiye:
    uçar gelirsin
    Ve deniz her zaman orada. Geceye inerim, seni duyarım,
    Uçar gelirsin, suyun ardından, yalnız,
    İçimde yaşayan denizin altından, karanlık:
    uçar gelirsin

    Kanat seslerini dinlerim ve senin yükselişini,
    Bütün yok olmuşların akıntısı üzerime gelirken,
    Ve kör kuğuların şaşkın uçuşları:
    uçar gelirsin

    Uçar gelirsin, yalnız, yalnızlığınla yalnız.
    Ölülerle yalnız, sonsuzlukla yalnız,
    Gölgesiz, adsız uçar gelirsin,
    Şekerlemesiz, ağızsız, gül demetsiz,
    uçar gelirsin