Elde hiçbir şey kalmamıştır. Mahvedilecek bir şey yoktur. Zaten böyle vaziyetlerde bu tarzda düşünülmez. Dövüşmek lâzım olduğu zaman sadece dövüşülür. Bu gibi işlerde bütün hesaplar durur, anladınız mı? Yalnız, şeref, haysiyet, vazife duygusu kalır. Zat-ı şahaneye gelince, teklifini emrettikleri mütareke şartlarının ilk maddesini lutfen unutmasınlar. Bir devlet batarken hısım ve akrabanın selâmeti düşünülmez.
Zavallılar, şunlara bak Cemal! Ne hâle koymuşuz kardeşim! Kendi kardeşlerimiz bunlar... Bu çarşaflar, bu peçeler ne zaman kalkacak? Ne zaman bu kadınlara, kendi hayatlarını yaşamak hakkını vereceğiz, "Güneşi rahatça görebilirsiniz artık!.." diyeceğiz?