Birlikte bahçedeki ağaç kütüklerinin üzerine oturdular. O efsane çaydanlıktan çay içtiler. Genç adamın gözü bir an ilginç çay tabağına takıldı. Bunu hisseden bahçe sahibi eliyle tabağı kendine doğru çekerek sakladı. Sonra etrafı dolaşıp karşı dağlara baktılar uzun süre. Burada konuşmak, gizemli ve sonsuzlukla iç içe geçmiş olan ortamı anlamada ve sorularına cevap bulmada hiçbir işe yaramıyordu. Tıpkı İbn Rüşd ile Muhyiddin-i Arabi’nin Kurtuba’da karşılaşması ve hiç konuşmadan “evet” ve “hayır” dan oluşan iki kelimeye inanılmaz sırları sığdırdıkları, bu iki anlaşılmaz kelime arasındaki sonsuzlukta coşan ruhları, uçan kelleleri ve sayısız hazineleri gördükleri gibi. (Kitaptan)
Uzun yıllar üzerinde asla değişmeyen inatçı bir yaşlılık taşı-
yan İban Efendi (bankacılar bunun iban numarası olduğunu zannedebilir bu yüzden olayın daha iban numarası çıkmadan çok önce olduğunu hatırlatmak gerekir) her sabah erkenden kalkar, evinin üç tekerlekli geçim kaynağını uzun uzun seyreder, kendisiyle hafifçe gururlanarak onu bakışlarıyla âdeta sever, okşar ve güne öyle başlardı.