mesut doğan

mesut doğan
@alerdem
Şair Yazar
Yüksek Lisans
Eskişehir
https://www.youtube.com/watch?v=SsImHCsMMRg
16 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Birlikte bahçedeki ağaç kütüklerinin üzerine oturdular. O efsane çaydanlıktan çay içtiler. Genç adamın gözü bir an ilginç çay tabağına takıldı. Bunu hisseden bahçe sahibi eliyle tabağı kendine doğru çekerek sakladı. Sonra etrafı dolaşıp karşı dağlara baktılar uzun süre. Burada konuşmak, gizemli ve sonsuzlukla iç içe geçmiş olan ortamı anlamada ve sorularına cevap bulmada hiçbir işe yaramıyordu. Tıpkı İbn Rüşd ile Muhyiddin-i Arabi’nin Kurtuba’da karşılaşması ve hiç konuşmadan “evet” ve “hayır” dan oluşan iki kelimeye inanılmaz sırları sığdırdıkları, bu iki anlaşılmaz kelime arasındaki sonsuzlukta coşan ruhları, uçan kelleleri ve sayısız hazineleri gördükleri gibi. (Kitaptan) Uzun yıllar üzerinde asla değişmeyen inatçı bir yaşlılık taşı- yan İban Efendi (bankacılar bunun iban numarası olduğunu zannedebilir bu yüzden olayın daha iban numarası çıkmadan çok önce olduğunu hatırlatmak gerekir) her sabah erkenden kalkar, evinin üç tekerlekli geçim kaynağını uzun uzun seyreder, kendisiyle hafifçe gururlanarak onu bakışlarıyla âdeta sever, okşar ve güne öyle başlardı.
Reklam
https://www.kitapyurdu.com
Tedirgin gölgeler gelip kapısında çoğaldığında… Kar boran demeden yolları kesen, sisleri yumuşatan azmiyle çocukluğuna doğru yol aldığında… Yolda tıkanıp kalmış nicelerinin başını ve derdini koyduğu diğer çilekeş insanlar gibi kendi başını dinlendirecek bir kucak bulamadığında… Kimsenin bilmediği, bilemeyeceği acılara ve dağlara bir türkü eşliğinde gönlünü yasladığında… Kim bilir mazide kalan bir hatıranın mı yoksa bir çam ağacının gölgesinde dinlenen ve her gün onu çağıranın sesi mi vardır kulağında? Gökyüzü Arayan-Yeni hikaye kitabım-Hece Yayınları
yüzüm
İşte bu tedirgin yüzüm, her gün aynada usulca değiştiğini ancak on yıllar geçince anladığım yüz, hangi uzak şehirlerden hangi yenilgilerden tortular, izler taşıyor? Oysa bir yüzün değişmeden kalabilmesi her gün aynı rüzgârı aynı gökyüzünü karşılaması ne güzel olmalı.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Paris'te Sonbahar
Paris’te “Âşıklar köprüsü” olarak da bilinen ve meşhur şair Guillaume Apollinaire’ın aynı isimli şiiriyle daha bir yıldızı parlayan Mirabeau Köprüsü, sonbaharın bütün renklere hükmederek bir ayrılığı ve yalnızlığı sarı fonlarla Seine Nehri’ne ve ağaçlara üflediği, her şeyin döne döne puslu bir geçmişe doğru sürüklendiği, bu gidişin ve kayboluşun içinde yalnızca kalple duyulabilen bir ümidin titreşen sesi, bütün eşyanın, sokakların ve parkların alçakgönüllülükle bu orkestraya usulca kendi renklerini ve dillerini eklemesi ile adeta Apollinaire’ın şiirini tamamlıyor.
Sayfa 121 - Okur Kitaplığı·Kitabı okudu